Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Serhat Ozar
Serhat Ozar

NE OLACAK BANDIRMA’NIN BU HALİ!

Şehir büyümeye çalışıyor. Nüfus her geçen gün artıyor ama çarpık kentleşmeyle birlikte öne çıkan yaşamsal sıkıntıları da beraberinde getiriyor.
Kent sokakları, caddeler insanlara dar geliyor. Kaldırımlar kırık dökük, bakımsızlıktan adeta renk değiştirmiş durumda. Araçlar insanlara, yollar araçlara yetmiyor. Şehrin her yeri adeta çift taraflı açık otopark hâlinde. Trafik ise tam bir çile. Hele şehir içi ulaşım anlatılacak gibi değil.
İnanın Bandırma’da yaşam gün geçtikçe zorlaşırken yerel yönetimimizin tek gündemi belediye taşınmazlarının satışı olarak görülüyor. Kısacası üreten değil, satan bir yönetim anlayışının izlendiği izlenimi doğuyor.
Bakın, açık konuşalım.
Bandırma artık 170 bin nüfuslu bir ilçe değil. Balıkesir’den sonra bölgenin en büyük, en kalabalık kenti. Göç alıyor, büyümeye çalışıyor. Üniversitesiyle, limanıyla, fabrikalarıyla, OSB’leriyle büyüyor. Yalnız şehir hep aynı şehir. İmar aynı imar. Yol aynı yol. Otopark aynı otopark!
Sabah 08.00 ile akşam 18.00 saatleri arasında trafiğe bir çıkın. Atatürk, İnönü, Ordu, Kurtuluş caddeleri… Paşabayır, Liman Yolu, Üniversite ve Hastane hattı büyük bir sıkıntı. Vatandaş evden işe, işten eve gitmek için ömrünü yollarda, otobüs duraklarında harcıyor. Kaldırımlar kuryelerin, yollar ise yayaların kullanımına kalmış gibi. Bandırma’da içinden çıkılamaz bir kargaşa yaşanıyor.
Şehirde bisiklet yolu deseniz yok. Yeşil alan deseniz yok denilecek kadar az. Yeni yerleşim yerleri, yeni mahalleler, yeni binalar inşa ediliyor da ne yazık ki tek bir otopark yapılmıyor. 20 dairesi olan bir binada 20 de araba var. Araba nereye park edecek? Tabii ki kaldırıma, tabii ki yolun ortasına.
Evet, bu şehirde öğrenci de vatandaş da perişan. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi 25 bin öğrenciyi ağırlıyor. Öğrenciler duraklarda 30 dakikaya yakın bekliyor. Otobüsler tıklım tıklım. Hastalar, yaşlılar, hasta yakınları, öğrenciler üst üste; hepsi aynı araçta. Seferler yetersiz, hatlar plansız. Şimdi sormak istiyorum: Bu mu üniversite kenti olmak?
Bir şehir üniversitesiyle övünüyorsa önce öğrencisine sahip çıkacak. Yurduna, ulaşımına, barınmasına çözüm bulacak.
Ama bizde durum tam tersi oluyor. Sorunları konuşan yok. Herkes kendi derdinde. Belediyemiz yer satmakla, STK’lar ise sessiz kalmakla eleştiriliyor. Bandırma siyaseti ise Ticaret Odası seçimlerine kilitlenmiş durumda. Siyasetçiler şu anda Bandırma’nın sorunları yerine iç çekişmelerle vakit harcıyor görüntüsü veriyor.
Bir de 2024 yerel seçimleri öncesinde Balıkesir Büyükşehir Belediyesi döneminde Bandırma ulaşımına katılan tek kapılı araçlara büyük tepki göstererek Cumhuriyet Meydanı’nda, otobüs duraklarında, pazar yerlerinde imza toplayanlar şimdi nerede? 32 aydır her ne hikmetse sesleri solukları çıkmaz oldu. Vatandaş soruyor: Ne değişti? Araçlar aynı; caddeler, sokaklar aynı. Çevre kirliliği, limandaki toz ve koku ile ilgili şikâyetler aynı şekilde devam ediyor. Vatandaşlar arasında sağlıkla ilgili endişeler dile getiriliyor, yine de kimseden ses çıkmıyor.
Demek ki bazı arkadaşlar için Bandırma’da işler dört dörtlük.
İyi de Bandırma’nın yarınlarını kimler düşünecek?
Bandırma artık popülizm kokan, günü kurtaracak, her belediyenin yaptığı rutin icraatlarla yönetilemez. Bu şehre acilen yeni bir master plan gerekir. Katlı otoparklar, yeşil alanlar; üniversite, hastane, sanayi bölgeleri gibi trafiğin çok yoğun ve tıkandığı kesimlere sık ve düzenli ulaşım hatları, yaya öncelikli caddeler, akıllı kavşaklar ve daha neler neler…
Vallahi korkarım ki 5 yıl sonra bu şehirde değil yürümek, nefes almak bile zor olacak.
Bu şehir, bu şehirde yaşayanların; hiç kimsenin tapulu malı değil. Onun için de vatandaşın oylarıyla seçilip koltuklara oturanların fotoğraf çektirmeyi, kurdele kesip boş işlerle zaman harcamayı bırakıp Bandırma’nın gerçek kanayan yaralarına neşter vurmalarının gerekli olduğunu düşünüyorum.
Yoksa “Ne olacak Bandırma’nın bu hali?” demeye devam edeceğiz.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER