Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Tufan Dalgıç

Küçükçekmece’de çöken bina Bandırma’ya neyi hatırlattı?

6 Şubat 2023’te yaşadığımız büyük deprem felaketinin ardından bir yandan hayatını kaybedenlere üzülürken diğer yandan yaşadığımız konutların depreme dayanıklı olup olmadığına ve “Deprem anında ne yaparız?” soruları odaklandık. Felaketin üzerinden 1 yılı aşkı bir süre geçti ve o ilk günlerdeki duyarlılık ne yazık ki oradan kalktı. Genelde insanlar çözemeyeceği ya da çözümü zor olan sorunlardan kaçar. Toplum olarak depremden ve deprem felaketinde ölmekten, yakınlarımızı kaybetmekten korkuyoruz. Bu korku da bir süre sonra geçiyor. Bizim temel sorunumuz; gerçeklerle yüzleşmek yerine gerçeklerden korkmak ve çözüm üretmekten kaçmak…

Bandırma’da yaklaşık olarak 15 bin yapının 11 bini 2000 yılı öncesi imal edilmiş. Elimizdeki tek veri ne yazık ki bu.  Oysa Bandırma’da çekme kat üstüne çekme kat yapanlar var, bu yapılar muhtemelen imar affından yararlandı. Dükkanlarda kolon kesildi mi, kesilmedi mi? Bunları bilmiyoruz. İşte İstanbul’da yaşanan çökme bizlere öncelikle şehrin tehlikeli yapı haritasını çıkarmamız gerektiğini gösteriyor. Bunu yapacak olan kurum ise Bandırma Belediyesi. Umarım bu yaşanan depremler ve bina çökmeleri Bandırma Belediye Başkanı, başkan yardımcıları ve meclis üyelerinin dikkatini çekmiştir. Meclis toplantısında bir karma komisyon kurarak ve gerekli teknik desteği alıp Bandırma’nın risk haritasını çıkarırlar.

HERŞEYİN BAŞI EKONOMİ

En önemli sorunlardan biri de insanların yaşadığı ekonomik sıkıntı. Şöyle düşünelim; 25-30 yıl çalışmış emekli olunca 2000 öncesi üretilen evlerden birini almış yaşlı bir insan, bugün aldığı emekli aylığı ile nasıl evini kentsel dönüşüme sokabilir? İşte belki de Bandırma için tüm sorunlar, açıklamalar hatta tüm gerçekler bu noktada kilitlenip kalıyor. Bugün insanların “Başımı sokacak bir evim var” dediği yer ne yazık ki bir depremde mezarı olabiliyor…

BELEDİYELERE DÜŞEN SORUMLULUK

Bandırma’da bir dairenin metrekare maliyeti 15-16 bin lira. Buna bazı mahallelerde yüzde 55 hatta 60’lara varan arsa payını eklediğimizde ev fiyatlarının ne rakamlara ulaştığını ilan sitelerinde görüyoruz. Ortalama yaklaşık yüzde 25’te müteahhidin kazancı oluyor. Burada rantın arsa sahiplerine değil, kamuya dönüşünün sağlanması gerekiyor. Örneğin belediye 18 uygulaması yaparak tarla vasıflı alanları imara açıyor. Bu tarlaya sahip olan kişi en fazla yerinden yüzde 40’lık bir kayıpla değeri artmış bir arsa sahibi oluyor. Bu yeri müteahhide yüzde 25’ten 60’a kadar verebilir. Bu miktar ne kadar yükselirse evlerin fiyatı da o kadar yükseliyor. Burada Belediyelerin yapması gererek konut sorununu çözecek ve maliyetleri düşürecek çözümleri üretmek. 1-Belediyelerin kendi arazilerini imara açması.2- imara açılacak alanların önce belediye tarafından kamulaştırılması sonra imar uygulaması yapması. Evet, belki burada arsa sahipleri zarar görecek, ekonomik kayba uğrayacak ama konut stokunun hızlı bir şekilde yenilenmesi, depreme dayanıklı evler yaparak, insanların canını malını kurtarmak için yapılacaklar belli. Çoğunluğun yararı için hatta yararından öte yaşaması için tek çözüm yukarıda yazdıklarım. Belediyeler böyle bir inisiyatif alır mı, böyle bir inisiyatif almaya hukuken yetkileri var mı, en önemli soru ise kamulaştırılan alanlarda halkı göz ardı edip belediyeler de fahiş fiyat uygulaması yapar mı? Aslında tüm bu soruların cevaplarını içeren kanuni düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekiyor.  Özellikle şunu da vurgulamak gerekli örneğin bir belediye başkanı ve meclisi elini taşın altına koyup yukarıda yazdığım şekilde imar uygulaması yaptı. Ayakta alkışlarız ancak belediye kendine ait arsaları satarken de dikkatli olmalı. İleride rant oluşmaması için konut üretimlerinin 2-3 yıl içinde tamamlanması gerektiğine yönelik satışa madde koymalı ve bu süre içinde konut üretimi gerçekleşmezse arsayı sattığı fiyattan geri almalı. Yukarı yazdıklarım ilkesel kararlılıkla olabilecek şeyler. Rantın halka dönmesi, insanların can ve mal güvenliğinin sağlanması herkesin, tüm belediyelerin, siyaset kurumunun ortak derdi olmalı.  /Tufan DALGIÇ

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER