Bu soruyu bana soranların sayısı artınca birkaç satır yazmak farz oldu diye düşündüm. Gerçekten ne olacak bu Bandırmaspor’un hali sorusuna öncelikle hangi çerçeveden bakmak gerekir ona karar vermeliyiz. Son senelerdeki başarılı sonuçlar kuşkusuz bir taraftar grubunu farklı beklentiler içine soktu. Kendi bakış açılarından haklılar. Başarı devam ettirilmeli ve beklenilen yerlere gelmeli diye düşünüyorlar. Lakin bu beklentilerin mutlaka bir alt yapısının gerekli olduğunu ne yazık ki göz ardı ediyorlar. Öncelikle artık Onur Göçmez gibi sınırsız para harcayacak bir başkanımız yok. Ligin kalburüstü futbolcularını Bandırma’ya getirme şansına da sahip değiliz. Bu gerçekleri herkesin artık bir zahmet anlaması gerekiyor. Bu ekonomik şartlarda neler yapılması gerektiğini bilelim ve o pencereden bakalım…
Dikkat etmişsinizdir….Bu sene pahalı transferler ile lige giren 3 ya da 4 futbol takımı oldu. Onlar da zaten puan sıralamasında öne çıkan takımlar oldu. Onların ekonomik şartları ile bizim aşık atmamız olası değil. O zaman genç ve umut vaat eden futbolcuları bulup yola çıkmamız gerekiyordu. Hiç kimsenin sahip çıkmadığı Bandırmaspor’a sahip çıkan elini taşın altına sokan Murat Karakoyun da yapması gerektiğini yaparak genç, koşan ama tecrübesiz bir takım ile lige başladılar. Antalya maçı sonrasında yazdıklarımı iyi hatırlayın. Bu sene birkaç hafta iyi oynayacağız ama bazı maçlarda da hüsrana uğrayacağız diye yazmıştım. Aynen de öyle oluyor. Lige iyi başlayan bir Bandırmaspor seyrettikten sonra Antalya karşısında felaket kötü bir oyun seyretmiştik. Sonra Bolu ve Sarıyer maçlarında sahada ne yaptığını bilen koşan, ısıran genç bir takım izlemiştik. İki haftalık serüvenin ardından Ümraniye gibi ligin zayıf takımlarından birine sahamızda kötü bir futbol sonrasında yenildik.
Bu inişli çıkışlı grafiğin arkasındaki gerçekleri analiz etmeden ne olacak bu Bandırmaspor’un hali sorusunun havada kalacağını düşünüyorum. Murat Karakoyun lig başında 18 futbolcuyu takıma kazandırdı. Bu futbolculardan hiçbirine de bonservis ücreti ödemedi. Umut vaat eden gençleri sahaya sürebilecek kendisinin de umut vaat edeceğini düşündüğü Ertuğrul Aslan Hocayı takımın başına getirdi. Bu ligin duayenleri oldukları düşünülen teknik direktör eskilerini kenarda tutmasını alkışlamak gerekir diye düşünenlerdenim. Murat Başkan takım başına bilinen bir hoca getirip sorumluluğu üzerinden atabilirdi. Ama yapmadı. Ertuğrul Aslan’a zaman verilmesinden yanayım. Zira İstanbulspor, Bolu ve Sarıyer maçlarındaki iyi futbol mimarı Ertuğrul Hoca idi. Antalya ve Ümraniye maçlarındaki çok kötü futbolda aynı hocanın eseriydi. Genç ve tecrübesiz oyuncular ile genç bir hocanın iniş ve çıkışlarını yaşadık.
Şimdi gelelim takımı değerlendirmeye…. Bu sene kadromuz hemen hemen baştan sona değişti. İlk on bir de bazı maçlarda altı bazı maçlarda 7 oyuncu yeni transfer edilen oyuncular oluyor. Uyum yakalamaları, bu uyumu sürdürebilmeleri zaman alacak. İşte o yüzden inişler ve çıkışları yaşayacağız. İlk 8 haftada takımın eksikleri çok net ortaya çıktı. Oyunu 2. Bölgeden 3. Bölgeye taşıyacak bir oyuncuya mutlak ihtiyacımız var. Birde şunu gördük ki, Bruno ligin golcüsü olsa da koca bir ligi onunla bitiremeyeceğimiz de çok aşikar. Devre arasında bir orta saha bir de santrfor alınmalıdır. Alınan oyuncular içinde en yararlı oyuncu sekiz haftada bana göre Liço oldu. İdeal bir 6 numara gibi oynadı. Kanat bekleri Ali ve Lima geri dönüşlerde sorunlar yaşadılar. Kerem çok koşan atletik bir futbolcu. Kumaşı iyi. Ama Santrfor yetenekleri yok. Ertuğrul Hoca bu yanlışından dönmeli. Kerem forvet arkasında çok daha etkili oluyor. Ümraniye maçını ben tamamen Ertuğrul Hoca’ya yazıyorum. Öncelikle cezalı ve sakat olmadıkları sürece Yusuf Enes tandemini bozmak yanlıştı. Yusuf’u sol stopere çekerek Yusuf’un da performansı düşmüş oldu. Ümraniye takımının öne çıkmayı düşünmediği bir maçta 75 dakikada 2 ön libero ile oynamak hücum gücümüzü azalttı. Özellikle Muhammed için bir şeyler yazmak istiyorum. Bu takımda 10 numara oynayacak yetenekteki bence tek oyuncu sensin adı güzel kardeşim. Ama sen yeteneklerini inkar etmekte inat ediyorsun. Gamsızlığın ve top kayıpların insanı çileden çıkartıyor. Kusura bakma kardeşim bu kafayla devam edersen seneye bir alt ligde oynamak zorunda kalırsın. Bir de Akın kardeşim artık tecrübeli bir kaleci vasıflarının zirve yıllarındasın. Çizgide iyi işler yapsan da iki maçta büyük hatalar yaptın. Toparlanmalısın….
Bandırmaspor mutlaka oyuncu satmak zorundadır. Emirhan’ı satarak çok doğru yaptı. Bence Badji’yi de hemen ederini bulursak satmak gerekir. Zira hakkında takip ediliyor yazıları çıktığından bu yana iki maçtır sahada gezinmeye başladı. Çok iyi başladığı ligde ortadan kayboldu. Son sözlerim Murat Karakoyun ve ekibine olacak. Yapılması gerekenleri yaptınız. Olması da gereken de buydu. Ancak, isim ve forma sponsorluğu konularında yetersiz kaldınız. Uğraştığınızı biliyorum. Kentin takıma sahip çıkmadığının da farkındayım. Lakin ikinci senede de bu olmaz. Beklenen rakamlar bulunmasa da Bandırmaspor’un bir forma ve isim sponsoru mutlaka olmalıdır…..












