Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Serhat Ozar
Serhat Ozar

MARTIYLA KARGADAN AL HABERİ

Küçük şehirlerde haber saklamak; limandaki martıdan balık, çatıdaki kargadan çöp saklamak kadar zordur. Martı duyar, kargaya anlatır; karga da diğer kargalara verir. Ertesi gün tüm şehir her şeyi bilir. Siyaset, spor ve iş dünyası da bu fısıltı trafiğinin içinde dönüp durur.
Bandırma’da herhangi bir yerde baş oldunuz mu yandınız; içiniz dışınız kahve falı gibi okunur. Kentte bol sohbetlerin ve kulaktan kulağa yayılan fısıltıların olduğu çay bahçeleri, kafeler, restoranlar, statlardaki protokol tribünleri ve benzeri kalabalık mekânlar öyle bir konuşur ki, fala bakan mahallenin teyzesi değil, sahildeki martılarla kargalardır. Ne görüp duydularsa anında WhatsApp gruplarına düşer. “Sahilde iki başkan adayı yan yana simit yedi” diye başlayan bir fısıltı, on dakika içinde “İkisi de aynı fırını satın alacakmış” dedikodusuna dönüşebilir.
Mesela her şehirde olduğu gibi Bandırma’da ballı kaymaklı işleri kovalayanların, kent, oda ve dernek yönetimlerinde söz sahibi olduklarını düşünenlerin genellikle buluştuğu yerler özel davetlerdir. Kim ölmüş, kim kalmış; kim batmış, kim parayı nereden bulmuş gibi her türlü fısıltıyı ve dedikoduyu buralarda duyabilirsiniz. Rüyalarında imar planı görenler, arazileri ve tarlaları yıllarca toplayıp yerleri imara açılınca “Benim öngörüm kuvvetliymiş” diyerek göbeklerini kaşıyan amcalar, herhangi bir seçim öncesi “Sen bana destek ver, ben sana başka bir projede alan açayım” diyenler… Delege pazarlıklarını domates biber alır gibi toptancı hâline döndürenler, sürekli onun bunun kuyusunu kazanlar ve siyasetle ticareti bir arada yürütmeye çalışıp ihalelerde birbirlerini yiyenlerin buluştuğu yerler, işte bu kişilere özel alanlardır.
Özellikle protokol tribünleri şehrin borsası gibidir. Maçta, konserde, açılışta ya da cenazede dün “Asla yan yana gelmem” diyenler bugün kol kola girip selfie çekiliyor, gülerek poz veriyorlarsa endeks tavan yapar. Ne diyelim, bize uzaktan izlemek kalır.
Peki, bu martıyla karganın gördükleri sadece bu kadar mı? Bandırma’nın trafik çilesiyle ilgili duyduklarına ve fısıltılara ne demeli?
Bandırma trafiğinin İstanbul trafiğine kafa tuttuğu, on dakikalık bir mesafenin ancak kırk dakikada alınabildiği yüksek sesle konuşuluyor. Şehir büyümesine rağmen ana arterler aynı kalmış. Şehir içi halk otobüsü seferlerinin on dakikada bir olması gerekirken yirmi dakikayı bile geçtiği, araçlardaki aşırı izdiham yüzünden emekçi şoför arkadaşlarla yolcuların sık sık tartıştıkları, araçlardaki klima sistemlerinin yetersiz kaldığı, vatandaşın duraklarda kışın yağmur altında ıslandığı, yazın ise güneş altında kavrulduğu söyleniyor. Modern şehirlerde bulunan kapalı ve klimalı yolcu duraklarının ise yok denecek kadar az olduğu ifade ediliyor.
Belediyenin yaptığı asfalt çalışmalarının üç ay sonra eski hâline döndüğü de dillendirilen konular arasında. Trafik sinyalizasyon sisteminde yayalara tanınan geçiş süresinin çok kısa olduğu, insanların yanıp sönen ışığa yetişebilmek için adeta birbirlerini ezecek duruma geldiği söyleniyor. Ayrıca bir noktada yeşil ışık yanarken elli metre ileride kırmızı ışığın yanması, trafik akışını olumsuz etkiliyor.
Otoparkların yetersiz kalması, nikâh salonu önündeki trafiğe kapalı olması gereken bölgeye gelişigüzel araç park edilmesi nedeniyle engelli bireylerin ve çocuklu ailelerin karşıdan karşıya geçiş haklarının yok sayılması da ayrı bir sorun olarak gösteriliyor. Engelli vatandaşlara ayrılan alanların motosiklet ve araç sahipleri tarafından işgal edilmesi, yaya geçitlerinin yeterince görünür olmaması ve yayalara gerekli saygının gösterilmemesi de cabası.

Evet, Bandırma’nın her geçen gün çile çekilen bir kent havasına büründüğü yönündeki fısıltılar, limandaki kargalarla martıların kulağına kadar gitmiş durumda. Kısacası vatandaş konuşmaya başlamış; bizden hatırlatması.
Deniziyle, limanıyla, demiryoluyla, hava üssüyle, üniversitesi ve genç nüfusuyla il olmaya aday Bandırma bu ızdırabı hak etmiyor.
Ama kimlerin umurunda?
Herkes şan, şöhret, makam ve mevki peşinde.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER