Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Cemal Vural Atabey
Cemal Vural Atabey

Koltuk ve makamlar devrimci ahlakı yendi

1976 yılında 16 yaşımda iken ilk kez arkadaşlarımla Halkevine gittim. Deniz’lerden etkilenen, ancak örgütlü mücadeleyi bilmesek de kendimize solcu demeyi arzu eden gençlerdik. Devrimci olmayı istemekle devrimci olabilmenin farklılıklarını yıllar geçtikten sonra anlayabildik. Bizi karşılayan büyük abiler bizlere “Önce devrimci olmadan devrimci ahlakı öğrenmeniz gerek “dediler. İlk söyledikleri Devrimci ahlak, sözler ile davranışların bir olmasıdır sözü oldu. Sizler, Halkevinde yalnızca siyasi bir düşünceyi savunmayacaksınız. Adaleti, eşitliği, sınıfsal dayanışmayı öğrenirken insan onurunu yaşam felsefesi haline getireceksiniz dediler. Şahsi çıkarlarınızı toplumsal çıkarların üstünde tutmadan, haksızlık karşısında susmadan her zaman emeğin en yüce değer olduğunu hatırlayacaksınız. Öz eleştiri yapmayı bileceksiniz. Devrimcilik bu değerleri kendi hayatlarınızda yaşayabilmektir düsturunu bizlere öğrettiler. Yıllar geçti 78 kuşağı olarak neleri başardık neleri başaramadık tahlilini kendini devrimci gören herkes yapmalıdır. Bize Halkevinde öğretilen değerleri hayatımızın ne kadarına taşıyabildik sorunu kendimize sormalıyız. Kişisel olarak bazılarımız başarılı olsak da toplumun geldiği noktada sorumluluğumuzu da yadsıyamayız.
Bizlere bu değerleri öğreten abilerin büyük bir kısmı halen Bandırma’da sınıfsal mücadelenin içinde yer almaya devam ediyorlar. Onlar hiçbir makamlara aday olmadan, siyasi partilerde koltuk kapmadan özelliklede kimsenin kurşun askeri olmadan hayatlarını sürdürdüler. Hiçbiri zengin olmasa da devrimci ahlaktan ayrılmadılar. Belli ki onlara bu değerleri öğretenler iyi öğretmişler. Şimdi ortalık devrimciyiz diye geçinenler ile doldu. Çoğu makam ve koltuk sahibi oldular. Toplumu yönlendiren, seçimlere ayar verecek konumlara ulaştılar. Bunu başaramayan sözde devrimciler ise makamın kurşun askeri olmayı tercih ettiler. Eşlerini, çocuklarını, damatlarını ya da gelinlerini bir kuruma sokarak devrimci ahlakın en güzel örneklerini oluşturdular. Kürsü de en iyi devrimci olanlar iş koltuk sevdasına gelince bu ahlaktan ne kadar da uzak olduklarını gösterdiler. Emek en yüce değerdir sözünü en yüce değer para ve makamdır sözüne çevirdiler. Devrimci geçinenler devrimcilikten geçinir oldular. Arkadaşlarına, kardeşlerine yoldaşım diye hitap edenler yoldaşlığı makam koltuklarına satar oldular. Bu kişiler halen Bandırma’da muteber insan olmayı sürdürüyorlar. Kendilerine devrimci ahlakı öğretenlere inat ahlaksızlığı devrimciliğe tercih ediyorlar.
Devrimcilik zor zanaattır. Bandırma’da makam ve koltuk sahibi olanlara bu zanaat gerçekten zor geldi. Toplumsal ve siyasi çürüme onları esir aldı. Düzenin çarkına uyup zengin olmak koca koca adamlara daha akılcı geldi. Şimdi bu kişiler Bandırma’da makamlara kurulup ahkam kesiyorlar. Etraflarını saran kurşun askerlerde en büyük sensin padişahım diyerek el etek öpüyorlar. Devrimci ahlak onlar için artık gereksiz. Koltuk çok daha tatlı onlar için. O koltuk için bir değil elli takla atmaya hazırlar. Ne diyelim, koltuklarınız makamlarınız sizin devrimci ahlakta bizim olsun…..

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER