Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Yılda 50 bin ton tağşişli zeytinyağı satılıyor, en çok Ayvalık adı kullanılıyor

Yılda yaklaşık 50 bin ton tağşişli zeytinyağının satıldığı ve bu

Yılda yaklaşık 50 bin ton tağşişli zeytinyağının satıldığı ve bu sahte ürünlerde en çok Ayvalık adının kullanıldığı bildirildi.
Ayvalık’ta bu yıl 21’incisi düzenlenen Uluslararası Ayvalık Zeytin Hasat ve Turizm Festivali’nde zeytinyağı sektörünün en büyük sorunlarından biri olan taklit ve tağşiş (hileli/karışım ürün) masaya yatırıldı.
Festival kapsamında gerçekleştirilen değerlendirmelerde, Ayvalık zeytinyağının adı kullanılarak piyasaya sürülen sahte ürünlerin hem üreticiye hem de tüketiciye verdiği zararlar tüm yönleriyle ele alındı.

Başkan Mesut Ergin: “Ciddi yasal tedbirler alınmalı”
Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, festivalin yörenin zeytinyağını yansıtmak adına çok önemli olduğunu ancak sektörün temel sorunlarının da açıkça konuşulması gerektiğini belirtti.
Tağşiş sorununun Ayvalık markasına büyük zarar verdiğini vurgulayan Ergin, şunları kaydetti:
“Ayvalık zeytinyağı, Türkiye’de ve dünyada nefasetiyle öne çıkan bir zeytinyağıdır. Taklit ve karışım yağların satışlarını gerçekleştirebilmek adına Ayvalık ismini kullanıyorlar. Kalitesiz ve niteliksiz yağın piyasada insanlara yedirilmesi durumunda vatandaş ‘Bu mu Ayvalık yağı?’ diyerek Ayvalık ismini ve zeytinyağını kötülemiş oluyor. Bu anlamda belediye olarak tespit ettiğimiz durumlarda Ticaret Odası ile birlikte Ticaret Bakanlığına şikayet ediyor, dava açıyoruz. Kazandığımız davalar da var ama gerekli yasal tedbirleri bizim değil, bakanlıkların alması lazım. Tespit ediliyor, bu sefer yeni bir markayla, yeni bir isimle tekrar Ayvalık ismini kullanarak tağşiş işlemini yapabiliyor. Gerçek anlamda tüketicilerin güvenliğini ve gıda güvenliğini sağlayabilmek için yasaların daha anlamlı ve sert olması lazım. Tek başına şehirler, belediyeler, ticaret odaları bunun önüne geçemez. Alan daraltıldığı zaman bu kötü niyetli insanlar başarıya ulaşamaz.”

Ayvalık’ı tarif edemiyor sahte yağa ismini veriyor
Başkan Ergin, karşılaştıkları sahte adresli durumları örnek vererek, “Bakıyorum önüme geliyor, adres alakasız, Ayvalık’la alakası yok. Hemen telefonla arayıp ‘Ayvalık’ta nerede bu yeriniz tarif etsene’ diyorum, Ayvalık’ı tarif edemiyorlar bile. Öyle bir adres yok. Birçok firma yalan yanlış Ayvalık ismini kullanarak bu işi yapıyor. Tavsiyem vatandaşların bildikleri yerlerden, sabit adreslerden almalarıdır. Karışım yağlar ucuz olduğu için insanlar ekonomik krizde ‘doğrudur’ deyip alıyor olabilir ama alırken sabit adresli, firması belli, tanıdıkları ve güvendikleri insanlarla iletişime geçerek oralardan temin etmelidirler” dedi.
Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Halil Aykut ise sorunun Ayvalık isminin haksız yere kullanılmasından kaynaklandığını ifade etti.
Bazı illerde bu işin yapıldığını ve aylık 2 bin ton gibi rakamlarla Ayvalık zeytinyağı adı altında satış yapıldığını duyduklarını belirten Aykut, şunları söyledi:
“Ticaret odası olarak barkodlu ürün çıkarttık, coğrafi işaretli ürünlerin kullanılmasını arzu ediyoruz. Ekstradan bunlarla savaşıyoruz ama yakalamamız çok zor oluyor. İnternetten satış yaptıkları için ağırlıklı olarak ‘Ayvalık 4. kilometre’ gibi ibareler kullanıyorlar. Gidiyoruz, bakıyoruz öyle bir firma yok. Telefon edip analiz raporunu istiyoruz, telefonlar yüzümüze kapanıyor. Yeri adresi belli olanlara avukatımızla beraber dava açıyoruz. Dijital pazarlama sitelerinde bir ara çok yaygındı, hamlelerimizden sonra epey azalmaya başladı. Ama fiyat makası çok açık olduğu için taklit ve tağşişin önüne maalesef tam anlamıyla geçemiyoruz.”
Tağşişe karşı uygulanan cezaların yetersizliğine dikkati çeken Aykut, “Devletimizden aslında yakalandıklarında çok daha ağır cezalar verilmesi lazım. Şu anda kesilen cezalar onların 1 ton yağdan kazandığı para kadar. Başka yaptırım olmadığı için o firmayı kapatıp başka bir firma açıyorlar. Geçenlerde duymuşsunuzdur, 50 küsur tane firma açmış adam. Ciddi bir yaptırım olsa, en azından yakalandıklarında ruhsat iptaliyle gitmeleri veya bir daha işletme ruhsatı verilmemesi ya da rakamların çok ciddi olması gerekir ki kimse buna yeltenemesin. Kesilen para cezaları, karıştırdıkları yağdan kazandıkları bedele denk geldiği için hiç önemsemiyorlar” diye konuştu.

Mustafa Kürlek: “Nitelikli dolandırıcılık suçuna girmeli”
Ayvalık Ticaret Odası Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek ise tağşişin sektörün kanayan yarası olduğunu belirterek, tüketicilerin ucuz ürünlere yönelmesinin bu sorunu tetiklediğini söyledi.
Tüketicilere fiyatlara da dikkat etmesini öneren Kürlek, şöyle konuştu:
“1 litresi 100 lira zeytinyağı olması imkansızdır. Araştırma yapmaları, herhangi bir firmadan yağ almadan önce ulaşılabilirliği, adresi ve konumu kontrol etmeleri, güvenilir üreticiyi bulmaları gerekiyor. Yerel markalardan alışveriş yapmalarını tavsiye ediyorum. Tağşişli sahte zeytinyağının pazardaki net rakamı bilinmemekle birlikte, sektör temsilcileri olarak en az 50.000 tona yakın yağın bu şekilde piyasaya sürüldüğü konuşuluyor. Sahteciler haberlerde çıktığı üzere bu işi 70-80 kez tekrarlamışlar. Burada para cezasından ziyade, bunu belli bir sayının üstünde çıkan işletmeler veya işletme adı altında yapanlar için durumun nitelikli dolandırıcılık suçuna dönüştürülmesi gerekiyor.”

Haber :İhlas Haber Ajansı (İHA)