Erdem ÖZCAN
Geçen hafta oynanan ve Bandırmaspor’un 6-0 galibiyetiyle biten maçtan sonra tüm dikkatler Sarıyer maçına çevrilmişti.
Maça hızlı başlayan Bandırmaspor biraz şansı olsaydı maçın daha ilk dakikalarında ilk golü atabilirdi. Maçın ilk beş dakikasında oynanan hızlı futbol bana maçın sonuna kadar çok çekişmeli geçeceğini gösteriyordu. Nitekim iki takım da hucuma yönelik oyun tarzıyla sık sık gol pozisyonlarına girdi, iki takım da goller kaçırdı, iki kaleci de yıldızlaştı, 90 dakika heyecan içinde geçerken iki takım da penaltı kazandı golleri de penaltıdan attılar ve sonunda, 1-1 biten maçtan sonra puanları kardeş payı olarak bölüştüler.
Maçın bütününe bakarsak galibiyet Bandırmaspor’undı. Maçın sonunan kadar mücadeleyi bırakmayan Bordo Beyaz tam 10 puanı hakettmişti.
Ancak,özellikle uzaktaki arkadaşına atılan uzun paslar biraz daha dikkatli atılsa, koşan arkadaşı boşuna koşmuş olmayacak ve de boşuna yorulmuş olmayacaktı…
Maça Mulumba, Badci ve Kehinde ile başlaması yerindeydi.Fakat Bruno neden yoktu?
Penaltılara gelecek olursak: Sarıyer’in kazandığı penaltı, penaltı değil, VAR hakemlerinin uydurduğu bir penaltıydı.Kaleci Akın ile Eze çarpıştıkları an ikiside çizgi dışındaydı. Nitekim hakem hiç düşünmeden serbest vuruş kararı verdi ve Akın’a sarı kart gösterdi.Ancak VAR hakemleri pozisyona müdahale etti. Karar vermek için uzun süre tartıştıkları belli oluyordu. VAR kayıtları açıklanırsa uyduruk penaltının Sarıyer’e hediye edildiği görülecektir.
Haydi Bandırmaspor, Ümraniyespor maçından herkes 3 puanı “çantada keklik” görüyor; mahçup etmeyeceğine Sarıyer maçını gördükten sonra iyice inandim.













