Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Serhat Ozar
Serhat Ozar

ELEŞTİRİYİ HAKARET SANMAK!

Birilerine “Bu işler yanlış olmuş.” diyorsunuz; olumlu bir şekilde eleştiriyor, doğruları anlatmaya çalışıyorsunuz ama nafile. Karşınızdakinden duyduğunuz cümle şu: “Siz bize düşman mısınız?” Oysa yanlışlardan dönmek için yapılan eleştiriler ne bir hakarettir ne de bir düşmanlıktır. Eleştiri, her zaman doğru yolun öncüsüdür. Ayrıca eleştiriyle hakareti iyi ayırt etmek gerekir de maalesef bizde işler tam tersine işler. Ne yazık ki doğruları anlatmaya çalışanlar “hain”, piyasada yalakalık, şakşakçılık yapanlar “memleket sevdalısı” ilan edilir. Çünkü koltuk eleştiri sevmez, eleştirilmekten korkar. Onun için de çevresini “Evet başkanım, büyüksün başkanım!” diyen şakşakçılarla doldurur. Koltuk sevdası yüzünden egoları tavan yapmış bu kişiler, yaptıkları hataların, yanlışların farkında bile olmazlar. “Biz hiç yanılmayız.” hastalığından bir türlü kurtulamazlar.
Yaşadığınız kentin sorunlarını dile getirdiğinizde, “Bu işler böyle olmaz.” dediğinizde ortalığı ayağa kaldırırlar. Mesela örnek olarak Bandırma’yı ele alalım. Bandırma’da cadde ve sokaklar pislikten geçilmiyor. Sokaklar çukur içinde, kaldırımlar kırık dökük, yürümek imkânsız. Bandırmalılar genelde yolun ortasından yürümeyi tercih ediyorlar. Şehir içi trafik ise tam bir felaket. Yeşili, kırmızıyı, sarıyı ne araçlar ne de yayalar takıyor; herkes kafasına göre takılıyor. Vatandaşa ait olan toplu taşıma durakları servis araçlarının park yeri olmuş, gören yok. Şehir trafiğinin en yoğun olduğu Atatürk, İnönü, Cumhuriyet caddeleri çift taraflı araç işgali altında, kimsenin sesi çıkmıyor. Tabii ki çarpık kentleşmenin getirdiği çöp sorunuyla limana inen angusların yaşattığı çevresel felaketi anlatmaya gerek yok.
Şimdi vatandaşın yaşadığı sorunları, sıkıntıları gündeme getirdiğinizde karşınıza devamlı şakşakçılık yapanlar, her şeye muhalif olanlar çıkıyor ve “Vay efendim, yine saçma sapan eleştirmişler!” diyerek hakaretler yağdırıyorlar. Bakın, bir şehir devamlı alkışla, şakşakçılıkla büyümez; şehirler halkın çektiği sıkıntıları görüp ona ayna tutanlarla büyür. Zayıf olanlar eleştirilmekten korkarlar, güçlü olanlar ise “Gelin bakalım, biz nerelerde yanlış yaptık?” diyenlerdir. Eleştiriye kızan değil, karşısındakini ciddiye alıp dinleyen ve sorunları takip eden adam liderdir. Evet, eleştiri ilaçtır; acıdır ama hastalığı tedavi eder. Aksine, şehrin sorunlarını bilip de görmezden gelmek, sessiz kalmak ise yaşadığımız şehri yönetenlerin büyük bir ayıbıdır. Eğer bir şehirde “Yanlış var.” diyenlerin sesi duyulmuyorsa o şehir çökmek üzeredir.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER