Mutlak Butlan sonrasında ilk kez CHP ilçe yönetimi basınla bir araya geldi. Beklenildiği üzere yine salonu partililer doldurunca basın görev yapmak için adeta birbirlerini ezdi. Neyse basın olarak Bandırma’da bu uygulamayı sanırım kanıksadık. Basın toplantısına Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, CHP il Başkanı Fikret Şahin, İlçe Başkanı Remzi Poyraz, geçmiş dönem Milletvekili Mehmet Tüm, geçmiş dönem Belediye Başkanı Tolga Tosun ve çok sayıda partili katıldı. Lakin Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ne hikmetse toplantıya yetişemedi. Kuşkusuz yerel basın olarak ona da soracağımız sorular olacaktı. Bu fırsatı yakalayamadık. Bir süredir takip ettiğim kadarıyla Başkan Akın, parti işlerinden uzak durmaya çalışıyor. Siyasilerle bir araya gelmeden işi yürütme gayreti içinde olduğunu zannediyorum. Basın toplantısının bitiminde Ahmet Akın Başkanı Cumhuriyet Meydanında bekler bulduk.
Basın toplantısına, ilk sözü alan il Başkanı Fikret Şahin, bir süredir CHP’lilerin ezbere tekrar ettikleri konuları gündeme taşıdı. İlçe Başkanı Remzi Poyraz konuşmasını yaptı ve yönetim kurulu üyelerini tanıttı. Milletvekili Serkan Sarı en heyecanlı ve sert konuşmayı yapan siyasi karakter oldu.
Şimdi! Gelelim konu başlıklarına…..
CHP Mutlak Butlana karşıymış!
Ekrem İmamoğlu ve onlarca CHP’li Belediye Başkanı tutuklanırken yargının siyasallaştığını söyleyenler aynı yargının kararı ile koltuklara oturduklarını unutmuş gözüküyorlar. Seçilerek değil atanarak il başkanı olan Fikret Şahin mutlak butlana karşıyız deyince ilk golü kalelerine atmış oldu. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararı ile o göreve atandığı zaman çıkıp, biz mutlan butlana karşıyız! Bunu kabul edemeyiz en kısa sürede Özgür Özel ile beraber Olağanüstü genel kurula gidiyoruz deseydi, Fikret Şahin’in sözleri anlam kazanabilirdi. Ancak atanan Kılıçdaroğlu makul süre içinde Olağan genel kurula gideceklerini söyleyince CHP’de ayrışmalar başladı.
Herkesi kucaklamak istiyorlarmış!
Söz alarak konuşan her CHP’li ısrarla herkesi kucaklamak istediklerini ifade ettiler. Siz ne düşünürsünüz bilmem ama bana komik geldi bu ifadeler. Zira o mahkeme kararıyla atananların seçilmişleri kolluk kuvvetleri ile partiden attıklarını unutmak olası olmasa gerek. Olağanüstü genel kurul isteyen Özgür Özel ve arkadaşlarının taleplerini yetkimiz yok diye geçiştirenler, ilk iş olarak onlarca milletvekili ve il başkanlarını CHP’den atmak oldu. Bandırma’da basın önünde bunlar ifade edilirken CHP genel merkezi milletvekillerini partiden atmaya devam ediyordu. Tüm bu gerçeklerin sonrasında üyelerle kucaklama isteğinin ne kadar samimi olabileceğini okurların takdirine bırakıyorum.
CHP’de kalıp demokratik mücadeleye edilmesi gerekmiş
Basın toplantısının son bölümlerinde partiden ayrılanlar eleştirilerek partiden ayrılmanın yanlış olduğu CHP’de kalınarak parti içi demokrasinin ışığında mücadele edilmesi gerektiği ifade edildi. Belki de toplantının en trajikomik anı da bence bu an oldu. Çünkü bu sözler sarf edilirken masanın en önünde oturan iki CHP’li daha önce partilerinden istifa ederek başka partilerde siyaset yapmanın çabası içinde olmuşlardı. Kendilerinin yaptıklarının yanlışını başkalarının üzerinden kınamak gerçekten hoş olmadı.
Hemen bir atasözü aklıma geliverdi… Ele verirler talkımı kendileri yutarlar salkımı …..
Cemal Vural Atabey












