Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Engelliler bu maaşlarla nasıl geçinecek?

2026 yılı engelli maaşları ve evde bakım ücretleri açıklandı. 2026

2026 yılı engelli maaşları ve evde bakım ücretleri açıklandı. 2026 yılı itibarıyla yüzde 40-69 engelli olan bireylerin maaşı 4 bin 302 liradan 5 bin 103 liraya, yüzde 70 ve üzeri engelli olanların maaşları ise 6 bin 454 liradan 7 bin 655 liraya yükseldi. Evde bakım ücreti ise 11 bin 701 liradan yüzde 18,60 oranında artışla 13 bin 878 liraya çıktı.  

Bandırma Engelime Renk Ver Derneği Başkanı Nercü Çalışkan, yapılan zam oranlarını eleştirdi. Çalışkan, engelli bireylerin artan kira, gıda, enerji ve sağlık giderleri karşısında temel yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, sosyal devlet anlayışının uygulamada zayıfladığını vurguladı.

Mevcut destek sisteminin engelli bireyleri bağımsız birey olarak görmediğini söyleyen Başkan Çalışkan, “2026 yılına gelmiş bir ülkede engelli bireylerin hâlâ temel yaşam mücadelesi vermek zorunda kalması, sosyal devlet anlayışının ciddi biçimde sorgulanmasını gerektiriyor. Engellilik bugün yalnızca bireysel bir durum değil; ekonomik, sosyal ve yönetsel sorunların tam ortasında bırakılmış bir hayat gerçeğidir. Artan kiralar, yükselen gıda fiyatları, enerji giderleri ve sağlık harcamaları karşısında engelli bireylerin gelirleri her geçen gün erimektedir. Sosyal yardımlar ise yaşam maliyetleriyle arasındaki uçurum büyüdükçe anlamını yitirmektedir. Bir engelli bireyin aldığı destekle ay sonunu getirmesi artık mümkün değildir. Bu tablo, yoksulluk değil; yoksunluk tablosudur.” dedi.

“HAKLAR YALNIZCA METİNLERDE VAR OLMAKTADIR”

Engelli bireyin ailesi üzerinden değerlendirilmesinin ciddi bir sorun olduğuna dikkat çeken Çalışkan, bu durumun sosyal ve ekonomik dışlanmayı derinleştirdiğini belirtti. Çalışkan, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası engelli bireyler için devlete açık sorumluluklar yüklemektedir. Ancak bu sorumluluklar uygulamada karşılık bulmadığında, haklar yalnızca metinlerde var olmaktadır. Engelli birey, hakkı olan desteğe ulaşmak için sürekli kendini ispatlamak zorunda bırakılmakta; bürokrasi içinde görünmez hâle gelmektedir. En büyük sorunlardan biri, engelli bireyin kendi yaşamı yerine ailesi üzerinden değerlendirilmesidir. Yetişkin bir engelli bireyin hanedeki başka bir gelire bağlı görülmesi, onun bağımsız bir birey olarak kabul edilmediğinin açık göstergesidir. Aynı evde yaşamak, aynı imkânlara sahip olmak değildir. Bu yaklaşım engelli bireyi sosyal hayattan olduğu kadar ekonomik hayattan da dışlamaktadır.” diye konuştu.

“STK’LAR, SAHADAKİ SORUNLARI BİLMESİNE RAĞMEN ÇÖZÜM ÜRETME GÜCÜNDEN YOKSUN BIRAKILDI”

Evde bakım desteğinin de yetersiz olduğunu belirten Çalışkan, bakım veren emeğinin yok sayıldığını dile getirdi. Çalışkan, “Evde bakım desteği konusu ise ayrı bir adaletsizlik alanıdır. Bakım verenlerin emeği sistematik biçimde görünmez kılınmaktadır. 24 saat süren bir bakım, ‘aile içi sorumluluk’ denilerek değersizleştirilmekte; bakım verenler hem sosyal hayattan hem de çalışma hayatından kopmaktadır. Buna rağmen verilen destek, yoksulluk sınırının çok altında kalmaktadır. Bugün birçok STK, sahadaki sorunları bilmesine rağmen çözüm üretme gücünden yoksun bırakılmıştır. Görüş bildiren ama karar alamayan, çağrı yapan ama karşılık bulamayan bir yapıya dönüşmüşlerdir. Sivil toplumun etkisizleştirildiği bir ortamda, engelli bireyin sesinin duyulması da zorlaşmaktadır.” dedi.

“SORUNLAR TÖRENLERDE, TEMSİLİ GÜNLERDE YA DA SEMBOLİK ETKİNLİKLERDE ÇÖZÜLMÜYOR”

Engelli bireylerin talebinin ayrıcalık değil, hak olduğunu vurgulayan Çalışkan, “Engelli bireylerin sorunları; törenlerde, temsili günlerde ya da sembolik etkinliklerde çözülmüyor. Gerçek sorunlar mutfakta, pazarda, hastanede ve kira kontratlarında yaşanıyor. Bu gerçek görülmeden atılan her adım eksik kalıyor. Bugün engelli bireylerin talebi ayrıcalık değildir. Talep edilen şey onurlu bir yaşam, erişilebilir bir sistem ve uygulanan haklardır. Engelli bireylerin hayatı ertelenemez. Sosyal devlet anlayışı beklemeye alınamaz. Çünkü adalet geciktikçe, hayat daha da ağırlaşmaktadır.” diye konuştu.

HABER MERKEZİ