Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Dalgın: “Hürriyetler ve üretim güçlü Türkiye’nin temelidir

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, Bandırma’daki ziyaretinde hem siyasi

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, Bandırma’daki ziyaretinde hem siyasi hem ekonomik konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İYİ Parti Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, Bandırma programı kapsamında İYİ Parti Bandırma İlçe Başkanlığı’nı ziyaret etti. Ziyarette İYİ Parti Balıkesir İl Başkanı Hasan Fehmi Yörük, İYİ Parti Bandırma İlçe Başkanı Engin Can, ilçe yöneticileri ve partililer hazır bulundu.

Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dalgın, birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, “Suriye ve Irak’ta yaşananlar ortada. Allah korusun Türkiye’nin de benzer bir tabloyla karşılaşmaması için hep birlikte ülkemizin bütünlüğünü ve milli birliğimizi korumamız gerekiyor. Birey olarak farklı etnik, dini, mezhepsel, siyasi ve felsefi görüşlerimiz olabilir; ancak bu farklılıkları bir arada tutan en önemli yapı Cumhuriyet’tir. Genel Başkanımızın son grup toplantısında söylediği gibi, “Türkiye’nin demir kubbesi de, çelik kubbesi de Cumhuriyet’tir” ifadesi bu açıdan büyük önem taşıyor.

Bir diğer önemli mesele hürriyetlerdir. Yıllardır süren bu sorun giderek daha da ağırlaşıyor. Gençlerin bir tweet beğenirken bile endişe etmesi, insanların bir şey yazarken çekinmesi, gazetecilerin yazı yazarken baskı hissetmesi bu durumun örnekleri. Ekonomik alanda da benzer bir baskı söz konusu. Sürekli yasaklar, kotalar ve cezalarla hem siyasi hem ekonomik hürriyetler kısıtlanıyor. Bu durum her geçen gün daha da derinleşiyor.” dedi.

“EKONOMİYİ MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ OLARAK GÖRÜYORUZ”

Ekonomik tabloya da değinen Dalgın, krizin uzun süredir devam ettiğini belirterek, “Üçüncü büyük mesele ise ekonomik krizdir. Türkiye’de klasik krizler kısa süreli olurken, artık 5-6 yıldır süren bir ekonomik sorunla karşı karşıyayız. Bu durumu “3P” yaklaşımıyla ele alabiliriz:

Birincisi, Polyannacılık; her şeyin yolunda olduğu yönünde temelsiz bir iyimserlik. İkincisi, pansumancılık; mevcut programın küçük düzenlemelerle düzeleceği düşüncesi. Oysa sorun programın kendisinde. Üçüncü olarak popülizm; hesapsız vaatlerle sorunun ciddiyetini görmezden gelmek.” dedi.

Çözüm önerilerine dikkat çeken Dalgın, “Bizim yaklaşımımız ise “bolluk ve bereket” anlayışına dayanıyor. Bu programın temelinde iki önemli hedef var: İlki, talebi kısmak yerine üretimi artırmak. Daha fazla üretimle fiyatların düşmesini sağlamak ve hem üreticinin hem tüketicinin kazanacağı bir düzen kurmak. İkincisi ise yasaklar yerine girişimciliği teşvik etmek. İnsanların daha kolay iş kurabildiği, işini büyütebildiği bir ekonomik ortam oluşturmak. Çünkü yasaklar ve kısıtlamalarla değil, üretim ve girişimle kalkınma sağlanabilir. Ekonomiyi milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Ekonomiyi yapısal bir şekilde bolluk bereket ekonomisine çevirmemiz lazım.” dedi.Habet Merkezi