Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

BANDIRMA BÜYÜYECEK; GEÇMİŞİN HATALARINI TEKRAR EDECEK MİYİZ?

Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Uzay Keskin ile Bandırma’nınbüyümesini, geçmişteki şehircilik tecrübelerini

Gayrimenkul Değerleme Uzmanı Uzay Keskin ile Bandırma’nınbüyümesini, geçmişteki şehircilik tecrübelerini ve gelecekteki konut gelişim alanlarını konuştuk.

Bandırma’nın geleceğini değerlendirirken neden sürekli planlama konusunun altını çiziyorsunuz?

Çünkü bugün yaşadığımız birçok şehircilik sorununun kaynağına baktığımızda benzer bir tablo görüyoruz: yapılaşma hızlanıyor, planlama ve altyapı daha sonra yetişmeye çalışıyor.

Ben bunun tersini yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Önce gelecekte yaşayacak nüfusu, ulaşımı, altyapıyı, yeşil alanları, okulları, sağlık alanlarını ve sosyal donatıları planlamalı; yapılaşmayı bunun üzerine kurmalıyız.

Bandırma büyüyecek. Benim söylediğim “Bandırma büyümesin” değil. Tam tersine: Büyüyeceksek doğru büyüyelim.

– Geçmişte Bandırma’da bunun örneklerini gördük mü?

Bence gördük. 100. Yıl ve Çınarlı mahalleleri bize önemli bir tecrübe sundu. Düşük yoğunluklu, yer yer tek katlı yapılaşmanın bulunduğu bölgelerde zaman içerisinde apartmanlaşma arttı.

Yeni ve daha güvenli bina stokuna elbette ihtiyacımız var. Ancak bir mahallede yaşayan nüfusu birkaç kat artırdığınızda yalnız konut sayısını artırmış olmuyorsunuz. Araç ve otopark ihtiyacı, içme suyu tüketimi, kanalizasyon ve yağmur suyu altyapısının yükü, okul, park, sağlık ve sosyal alan ihtiyacı da artıyor.

Yol aynı genişlikte, altyapı aynı kapasitede kalırken nüfus yoğunluğunu artırırsanız sorunları da büyütüyorsunuz.

Kentsel dönüşüm yalnız binanın değil, mahallenin dönüşümüdür.

– Yeni Mahalle’deki hızlı yapılaşmayı da bu açıdan mı değerlendiriyorsunuz?

Kesinlikle. Yeni Mahalle çok kısa bir zaman içerisinde ciddi biçimde gelişti. Üniversite, eğitim alanları, sağlık hizmetleri ve yeni konutlar aynı bölgede yoğunlaştı. Fakat yapılaşmanın hızıyla altyapının gelişme hızı her noktada aynı olmadı.

Bugün dahi Yeni Mahalle’de kanalizasyon bağlantısının henüz ulaşmadığı ve foseptik sistemiyle çalışan binalarla sahada karşılaşabiliyoruz. Bunu resmî bir mahalle genellemesi olarak değil, sahada karşılaştığımız somut bir altyapı problemi olarak söylüyorum.

Bir tarafta yeni apartmanlar yükselirken diğer tarafta temel altyapının sonradan yetişmeye çalışması üzerinde düşünmemiz gereken önemli bir şehircilik meselesidir. Bunun üzerine sabah-akşam trafik yükü, otopark ve yaya hareketliliği geliyor.

Şehir aslında bize şunu söylüyor: “Beni yalnız bina yaparak büyütemezsin.”

Önce konutu yapıp sonra yolunu, kanalizasyonunu, otoparkını ve ulaşımını çözmeye çalışmak yerine; altyapısı ve sosyal donatısı hazır mahallelerin üzerine konut üretmeliyiz.

– Başka şehirlerden bu konuda alınabilecek bir ders var mı?

Elbette. Üniversite yıllarımda Isparta’da yaşadığım için Yusuf Ziya Günaydın dönemindeki şehircilik çalışmalarını yerinde gözlemleme fırsatım oldu. Eşim de o yıllarda mimarlık eğitimi alıyor ve Günaydın’ın derslerine giriyordu. Bu nedenle o dönemdeki altyapı, yol ve üstyapı uygulamalarını yakından takip etme şansım olmuştu.

Burada mesele bir kişiyi veya şehri övmek değil; doğru iş sıralamasını konuşmak. Önce gelişme alanını planlayacaksınız.Yol koridorlarını oluşturacaksınız. Su, kanalizasyon, yağmur suyu, enerji ve iletişim altyapısını ilgili kurumlarla koordine edeceksiniz. Ardından üstyapıyı tamamlayıp yapılaşmayı bunun üzerine oturtacaksınız.

Yeni döktüğünüz asfaltı kısa süre sonra yeniden kazmak hem kamu kaynağının hem zamanın kaybıdır.

Bandırma’nın yeni gelişim alanlarında altyapının yapılaşmanın arkasından koşmasını değil, yapılaşmanın önünden gitmesini istiyorum.

– Çalışkanlar bölgesini de bu nedenle mi önemsiyorsunuz?

Evet. Çalışkanlar ve benzeri gelişme baskısının bulunduğu bölgelerde bugünkü yapılaşmanın gelecekte yapılacak bütüncül planlamayı zorlaştırmaması önemli.

Burada herhangi bir kişi veya yapıyı hedef göstermek istemiyorum. Mesele genel bir şehircilik ilkesi. Bir bölge bütüncül planlama yapılmadan kontrolsüz biçimde gelişirse yarın yol geçirmek, yeşil alan ve okul alanı ayırmak, sağlıklı yapı adaları oluşturmak daha zor ve daha maliyetli hâle gelir.

Şehircilikte en pahalı yöntem, önce yapılaşmak sonra planlamaya çalışmaktır.

Bandırma’nın gelecekteki konut gelişim alanlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tek bir mahalle üzerinden konuşmayı doğru bulmuyorum.Bandırma’nın imar planlarında konut gelişim alanı olarak ele alınan bölgeleri bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Kayacık var, Edincik var ve kentin farklı gelişim aksları var.

Bandırma ile Edincik’in hangi tarihte ve hangi ölçüde birbirine yaklaşacağını bugünden kesin olarak söylemek mümkün değil. Ancak planlama belgeleri Edincik’te de gelişme konut alanlarının öngörüldüğünü gösteriyor. Bugün boş gördüğümüz bazı alanlar geleceğin mahalleleri olabilir.

Bu nedenle bugünkü boş araziyi değil, 20–30 yıl sonraki Bandırma’yı düşünerek plan yapmak zorundayız.

– Yeni gelişim alanlarında sizin için en önemli kriter ne olurdu?

Önce nüfus projeksiyonu. Sonra ulaşım ve altyapı. Ardından yeşil alanlar, okul, sağlık, spor, kreş, ticaret ve otopark gibi ihtiyaçlar.En son yapı yoğunluğunu konuşmalıyız.

Bizde bazen sıralama tersinden başlıyor: “Bu arsadan kaç daire çıkar?”

Ben bunun yerine başka bir soru sorulması gerektiğine inanıyorum: “Bu mahalle kaç kişiyi sağlıklı biçimde taşıyabilir?”

– Kayacık ve Edincik’i nasıl okumalıyız?

Kayacık önemli bir gelişim alanı; Edincik de Bandırma’nıngelecekteki konut gelişim denkleminde göz ardı edilemeyecek bir gerçek. Ancak ikisine aynı reçeteyi uygulamak doğru olmaz.

Her bölgenin mevcut yerleşimi, arazi yapısı, tarımsal alanları, ulaşım bağlantıları ve kendi karakteri var. Planlama bunları koruyarak ve birbirleriyle ilişkilendirerek yapılmalı.

Yeni yaşam alanlarında kesintisiz kaldırımlar, bisiklet yolları, yeşil koridorlar, parsel içinde çözülen otoparklar, önceden ayrılmış okul, kreş, sağlık ve spor alanları düşünülmeli. 1+1 de, 2+1 de, 3+1 de olmalı; öğrenci de, yeni evlenen çift de, çocuklu aile de, sanayide çalışan da, yaşlı da yaşayabilmeli.

Yalnızca konut üretmeyelim; yaşam alanı üretelim.

– Bütün bu yeni konut alanlarına gerçekten ihtiyaç olacak mı?

Bence bu soruyu yalnız bugünkü kayıtlı nüfusa bakarak cevaplamak doğru değil. Üniversite gelişiyor, mevcut organize sanayi büyüyor, Marmara OSB’nin uzun vadeli hedefleri var, yeni hastane planlanıyor ve demiryolu yatırımları ilerliyor.

Bunların her biri Bandırma’ya farklı biçimlerde insan ve ekonomik hareketlilik getirebilir. Elbette “şu kadar kişi kesin gelecek” diyemeyiz. Ama şehir planlamasının görevi yalnız bugünü değil, makul gelecek senaryolarını da hazırlamaktır.

Sanayiyi planlarken, sanayide çalışacak insanın yaşayacağı şehri de planlamak zorundayız.

Bandırma’nın kendi geçmişinde örnek gösterebileceğiniz bir dönem var mı?

Var. Çok yakın zamanda kaybettiğimiz rahmetli Mehmet Cemal Öztaylan’ın 2004–2007 arasındaki belediye başkanlığı dönemi kısa sürmesine rağmen Bandırma’da bıraktığı iz ve çalışma temposu bugün hâlâ hatırlanıyor.

Bazı büyük projelerin hangi dönemde başlayıp hangi dönemde tamamlandığı konusunda yıllar içerisinde siyasi tartışmalar yapıldı. Ben o tartışmanın içine girmek istemiyorum. Çünkü şehirler tek bir belediye başkanının görev süresi içerisinde kurulup bitmiyor. Bir yönetim başlatır, bir başkası geliştirir, diğeri tamamlar. Önemli olan sonunda Bandırma’nın kazanmasıdır.

Şehirlerde hizmetin siyasi tapusu olmaz. Bir başkan başlatır, diğeri tamamlar; sonunda eser Bandırma’nın olur.

Rahmetli Öztaylan’ın kısa görev süresinden benim çıkardığım ders de bu: Belediye başkanlığı makamında geçirilen sürenin uzunluğundan çok, o süre içerisinde şehre hangi izi bıraktığınız önemlidir.

– 1/5000’lik plan tartışmalarında sizin durduğunuz yer neresi?

Ben siyasi tartışmanın tarafı olmak istemiyorum. İlçe belediyesi mi haklı, Büyükşehir mi haklı; bunu ilgili kurumlar tartışabilir.

Ben şehir açısından başka bir soru soruyorum: Biz tartışırken Bandırma bekliyor mu? Hayır. İnsanlar evleniyor, sanayi yatırım yapıyor, üniversite büyüyor, yeni hastane planlanıyor, ulaşım yatırımları ilerliyor ve konut üretiliyor.

Üstelik plan sürecinin kendisi de durağan değil. 2025’te Bandırma ilçe bütünü 1/25.000 ile Merkez, Edincik ve Aksakal 1/5000 planları onaylanıp askıya çıkarıldı; sonrasında itiraz ve yeniden değerlendirme süreçleri yaşandı. 2026’da Kayacık ve Edincik’te yeni 1/5000 plan işlemleri de devam etti.

Bu nedenle 1/5000’lik planları yalnız teknik bir dosya olarak değil, Bandırma’nın önümüzdeki 20–30 yılının yol haritası olarak görmeliyiz.

– Nasıl bir Bandırma hayal ediyorsunuz?

İnsanların rahat yürüyebildiği, çocuğun güvenli şekilde okuluna gidebildiği, bisiklet yolunun bir yerde başlayıp yüz metre sonra bitmediği bir şehir.

Otoparkın her gün sorun olmadığı sokaklar; mahalle kurulduktan sonra okul ve park için yer aranmayan bir planlama anlayışı; ağaçların ve yeşil alanların şehrin süsü değil altyapısının bir parçası olduğu bir kent.

Çünkü şehir dediğimiz şey sadece bina değildir. Şehir, hayatın kendisidir.

Bandırma’nın geleceği konusunda iyimser misiniz?

Kesinlikle. Bandırma’nın sanayisi, limanı, üniversitesi, demiryolu bağlantısı ve çok önemli bir coğrafi konumu var. Ama potansiyel tek başına yetmiyor.

Bugün ayırmadığımız bir parkı yarın oluşturmak zor. Bugün dar bıraktığımız yolu yarın genişletmek pahalı. Bugün yanlış yoğunluk verdiğimiz bir mahalleyi yarın düzeltmek kolay değil.

Bandırma büyüyecek. Büyümenin peşinden koşmayalım; büyümeyi biz planlayalım.

Çünkü sonunda mesele kaç bina yaptığımız değil, nasıl bir Bandırma bıraktığımız olacak.