Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Sarı: “Kurultayların hiçbirinin anlamı yoktu”

CHP İlçe Örgütü’nde gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan CHP Balıkesir Milletvekili

CHP İlçe Örgütü’nde gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan CHP Balıkesir Milletvekili ve Grup Başkanvekili Serkan Sarı, geçmişte yaşanan kongre süreçlerini değerlendirdi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in dört kez seçildiği kongreler sürecini eleştiren Sarı, mahkeme sonuçlanmadan yapılan kongrelerin hiçbir anlamının olmadığını söyledi.

CHP örgütlerinin yapılan kongrelerde yorulduğunu belirten Sarı, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Mahkeme sonuçlanmadan yapılan kurultayların hiçbirinin anlamı yoktu. Bunu herkes bile bile, göre göre, duya duya… Aynı delegeyle bir daha seçim, bir daha seçim. Yani bakın, üç-dört seçim de, 14 seçim de yapılsa, sonuçta bu şaibe ortadan kaldırılmadığı sürece bunun bir hükmü yoktu. Bu anlamda örgütümüz gereksiz bir şekilde bu kurultay takvimi içerisinde yoruldu.

Bunları biz o zaman da beyan etmiştik. Mahkeme kararı açıklanmadan aynı delegeyle yapılan seçimin bir anlamı yok. İstanbul delegesini çıkardılar, bir daha yaptılar. Ondan sonra bir daha yapıldı. Sonra kurultay yapıyoruz denildi, bir daha yapıldı. Aslına bakarsanız, bugüne kadar yapılan süreçlerin hepsi, bugünkü geldiğimiz noktayı değiştirecek bir çaba değildi.

Bu sebeple geldiğimiz noktada esasen çözülmesi gereken bu mahkeme sürecindeydi. Sonuca varılmasıydı. Bu tedbir kararını kaldırması, yeniden olağan kurultay sürecinin takviminin başlatılabilmesi… Bugün Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, dün itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi adına tedbir talebini kaldırdı. Tedbir talebiyle ilgili başvuru yapan iki-üç kişi daha ikna edilerek onların da talepleri geri çekildi. Sanırım bir-iki isim kaldı. Onların da talepleri geri çekilirse tedbir kararı kaldırılarak bir an evvel mahkemenin sonucuna bağlanması, hükmünü vermesi ve kurultay takviminin başlaması için bir çaba içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi.”

“KURULTAYLARA VE DEMOKRASİ MÜCADELESİNE KATKI SUNMALARINA ENGEL OLACAK NE VARDI?”

Balıkesir genelinde CHP’de yaşanan istifalara da değinen Sarı, şunları söyledi:

“Demokrasi mücadelesi, parti içi demokrasiden bahsediyoruz. Bahsettiğimiz eleştiri, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadrolarının belirlenmesi ve genel başkanını seçebilmesi. Bunun için hep birlikte mücadele edelim. Giden arkadaşlara da söylüyorum: Neden bu mücadeleden vazgeçildi? Bu mücadeleyi vermek için nasıl bir engel vardı? Biz şu anda veriyoruz.

Partinin yeniden kongrelere hazırlanması için örgütlerimizi belirledik, illerimizi, ilçelerimizi belirledik. Balıkesir özelinde soruyorum: İl ve ilçeler, kadın kolları ve gençlik kolları demokratik olarak onların siyaset yapmasına ne engel vardı? İl mi görevden alındı, ilçe mi görevden alındı, kadın kolları mı, gençlik kolları mı? Herhangi bir partili disipline mi verildi?

Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında kongrelere, kurultaylara ve demokrasi mücadelesine katkı sunmalarına engel olacak ne vardı? Hiçbir şey yok. Bugün hiç kimse ne bir tehdit altındaydı ne de bir disiplin süreciyle karşı karşıyaydı.

Biz ilk günden beri Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir’de çağrıda bulunuyoruz. Mücadele vermek isteyen, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne, bu mücadeleye, 100 yıllık mücadeleye saygısı olan kim varsa görevine devam edebilir. Ama ve lakin ‘Bu çatı altında siyaset yapmak istemiyorum. Ben gideceğim. Ben yeni bir parti, yeni bir ideoloji, yeni bir söylem içinde mücadele ederim.’ diyorsa buna da saygımız var.

Sonuç itibarıyla kimseye zorla siyaset yaptıramayız. Kimseyi zorla bu çatı altında tutamayız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin idealine saygısı yoksa, bu mirasa sevgisi yoksa, bu mücadeleye inancı yoksa biz zorla kimseyi Cumhuriyet Halk Partili yapamayız, yapmadık, yapmayacağız da. Ama bu çatı altında mücadele etmek isteyen herkese de bugün kapımız açık.

Evet, bir heyecana kapıldı. Sosyal medyada, basında sürekli bir propaganda var. Sürekli yuhalanılan, linçlenen bir siyaset üretme şekli var. Ben de bunu anlamış değilim. Dünya siyasi tarihinde bir örneği varsa onun üzerinden de konuşalım.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin oyuyla seçilmiş olan milletvekili olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin çatısı altında mücadele etmeye devam ediyorum diye eleştiriliyorum. Kim eleştiriyor? Cumhuriyet Halk Partisi’ni bırakıp gitmiş, yeni bir partide siyaset yapmayı tercih etmiş kişiler eleştiriyor. Bunun bir mantığı yok arkadaşlar. Yapılan bu söylemlerin de bir mantığı yok.

Herkesin kişisel ikballeri, hedefleri olabilir. Ben buna saygı duyuyorum. İstedikleri partide de siyaset yapabilirler. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin mücadelesine kimsenin gölge düşürmesine de biz müsaade etmeyiz. Bu da böyle biline. Buraya not düşüyoruz.

Yarın öbür gün bu çatı altına gelecek herkesi sevgiyle kucaklayacağız. Bundan yana şüpheniz olmasın. Hiç kimse de farklı bir söylemde bulunmasın.

Bu kapıdan içeriye giren kimse; dün karşımızda siyaset yapmış veya dün beraber yolu yürümüşüz, pişman olmuş, geri gelmiş… Bu çatıda yeniden birlikte olacağız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak kurucu değerlere saygısı olan bir siyaseti örgüt etmek üzere buradayız.

Tam bağımsız, laik Türkiye Cumhuriyeti için buradayız. Biz Ahmet, Mehmet isimlerden, Sarı olarak bir idealle bu çatı altındayız. Genel başkanlarımız dünden bugüne değişti. Hepsi bir dönem hizmet etti. Yenileri geldi. Başka genel başkanlarımız geldi. Cumhuriyet Halk Partisi, genel başkanlardan ibaret bir parti değil; bir genel başkanlık, bir dönemlik parti değil.

Onlarca genel başkan deneyimimiz oldu. Yüzyıllık bir birikimimiz var. Bugün geldiğimiz noktada siyaset yapan arkadaşlarımızın bu kadar hızlı ve reflekslerle cevap veriyor olmalarını ben doğru bulmuyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin oyuyla seçildiyse herkes Cumhuriyet Halk Partisi’nin çatısı altında siyaset yapmaya devam edecek. Bir sonraki dönem geldiğinde, seçilmişler için konuşuyorum, seçmen ve üyeler özgürdür. Seçilmişlerin bir sonraki seçimde ‘Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapma şansı bulamıyorum. Ben başka partide olmak istiyorum.’ der, gider; oradan adaylığını açıklayarak siyasetine devam eder.

Ama bugün seçilmiş arkadaşların, seçildikleri kurumdan gitmiş olsalar dahi en azından saygı göstermelerini bekliyorum. Bundan sonrasında da yapılacak açıklamalar ve söylemlerin bu hassasiyet içerisinde olacağına inancım tam. Bizim mücadelemiz büyük bir mücadele.

Sanmasınlar ki burada partiyi bırakıp giden arkadaşlar, partinin kapısına kilit vuracağız. Cumhuriyet Halk Partisi her zaman küllerinden doğmuştur. Kapısına kilit vurulmuş, bu dönemlerde de malına, mülküne, her şeyine, evraklarına kadar el konulmuştur. Ama oradan kalkıp yeniden yürüyüşüne başlayıp iktidar ideallerini de ortaya koyabilmiştir.

Bugün de bir parçalanma, bir ayrışma var. Evet, sokakta yaratılmaya çalışılan bir algı var. Sosyal medya üzerinden muazzam bir propaganda süreci yürütülüyor. Ama siyaset sosyal medyada değil, siyaset sokakta yapılır. Biz sokaktayız her gün. Pazardayız, köylerdeyiz, meydanlardayız.”Haber Merkezi