Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Prof. Dr. Sarı’dan kritik çağrı: Hamsi avcılığına önlem alınmalı

Marmara Denizi’nde hızla yayılan taraklı medüz (Mnemiopsis leidyi) popülasyonuna dikkat

Marmara Denizi’nde hızla yayılan taraklı medüz (Mnemiopsis leidyi) popülasyonuna dikkat çeken Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, hem balıkçılık yönetiminin hem de avcıların sürece hazırlıklı olması gerektiğini belirtti.
Piri Reis Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nde son haftalarda yoğun şekilde görülen taraklı medüz (Mnemiopsis leidyi) artışının deniz yaşamı ve balıkçılık üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğini açıkladı. Yakıcı hücreleri bulunmayan bu canlıların insan sağlığı açısından tehlike oluşturmadığını, ancak deniz ekosistemini ciddi biçimde etkileyebildiğini belirten Sarı, özellikle hamsinin besin kaynaklarını tüketmesi nedeniyle dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Sarı, 1990’lı yıllarda Mnemiopsis leidyi istilasının hamsi avcılığını büyük ölçüde düşürdüğünü, daha sonra ekosisteme katılan Beroe ovata sayesinde bu baskının önemli ölçüde azaldığını anlattı.
“Beroe ovata, başta Mnemiopsis leidyi olmak üzere neredeyse bütün taraklı medüzlerle besleniyor. Bu nedenle biyolojik açıdan en büyük umudumuz bu türün çoğalması. Marmara ve Karadeniz için yabancı bir tür olmasına rağmen, geldiği günden bu yana Mnemiopsis leidyi popülasyonunu kontrol altında tutarak hamsinin yeniden artmasına önemli katkı sağladı.” dedi.
Kuzey Atlantik kökenli olan Beroe ovata’nın da tıpkı Mnemiopsis leidyi gibi büyük olasılıkla 1990’lı yıllarda gemilerin balast sularıyla Marmara ve Karadeniz’e taşındığını belirten Sarı, bugün ise iki tür arasındaki dengenin yeniden bozulduğunu kaydetti.
“Şu an Marmara Denizi’nde Mnemiopsis leidyi yoğunluğu oldukça fazla, Beroe ovata ise düşük seviyede bulunuyor. Beroe ovata artarsa bu sorunu doğal yollarla azaltacaktır. Ancak o zamana kadar hamsi larvalarında büyüme yavaşlayacak. Bu nedenle balıkçılık yönetim otoriteleri hamsi avcılığı yapan filoları şimdiden uyarmalı, zarar azaltıcı önlemleri ilan etmeli. Balıkçılar da hem ekonomik hem de avcılık planlarını bu gelişmelere göre şekillendirmeli.” diye konuştu.
Marmara Denizi’ndeki çevresel sorunların yalnızca tek bir türle sınırlı olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz kirliliğinin azaltılmaması ve iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışlarının devam etmesi halinde yeni ekolojik sorunların ortaya çıkmasının kaçınılmaz olacağını söyledi.

HABER MERKEZİ