Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Canberk Mirza’dan Rektör Boz’a cevap

Dr. Canberk Mirza, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nde iptal edilen akademik

Dr. Canberk Mirza, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi’nde iptal edilen akademik kadro sürecine ilişkin kamuoyunda oluşan iddialara yanıt vererek, yaşananları yargı kararlarıyla birlikte ayrıntılı şekilde paylaştı.
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi ile Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Canberk Mirza arasında yaşanan akademik kadro süreci, atamanın iptal edilmesi ve yargı kararlarıyla birlikte tartışmalı bir boyut kazandı. Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı vermesine rağmen üniversite yönetimi sürecin hukuka uygun ilerlediğini savunurken, Dr. Mirza ise kamuoyunda oluşan algıya yönelik kapsamlı bir açıklama yaptı.
Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza’nın oğlu olan Dr. Canberk Mirza, açıklamasında sürecin siyasi bir zeminde değerlendirilmesine karşı çıktı.
Siyasi bağlantı iddialarına açıklık getiren Mirza, sürecin neden bu noktaya geldiğini anlattı:
“Ben Dr. Canberk Mirza, Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanıyım. Hiçbir siyasi partiyle bağım bulunmamaktadır ve aktif siyasette hiçbir zaman yer almadım. Bugüne kadar da, istemeden dâhil edildiğim bu süreç hakkında kamuoyuna yönelik herhangi bir açıklama yapmamayı özellikle tercih ettim. Ancak Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörlüğü tarafından yapılan ve gerçeği yansıtmayan bazı açıklamalar nedeniyle, yalnızca kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve hakkımdaki yanlış algıyı düzeltmek amacıyla bu duyuruyu yapma gereği doğmuştur.”
MİRZA SÜRECİ TARİHLERLE AKTARDI
Akademik kadroya yerleşme ve bildirilen tarihlerle ilgili ayrıntı veren Mirza, “Kasım 2024’te Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ilan edilen Dr. Öğretim Üyesi kadrosuna, ilanda belirtilen tüm şartları sağlayarak başvurdum ve liyakat esasına göre yerleştirildim. 19.02.2025 tarihinde kadroya yerleştiğim ve yönetim kurulu kararı sonrası kesinleşeceği, tarafıma Tıp Fakültesi Dekanlığı aracılığıyla sözlü olarak bildirilmiştir. 04.03.2025 tarihinde Yönetim kurulu kararının kesinleştiği bildirilmiştir. Bu bildirimin ardından, tarafıma yazılı bir tebligat gönderileceği söylenmiştir.
Buna rağmen uzun süre tarafıma herhangi bir yazılı tebligat yapılmamıştır. İyi niyetli davranarak ve kurumu zor durumda bırakmamak adına, 30.04.2025 tarihinde atama için gerekli tüm belgeleri kendi inisiyatifimle üniversiteye gönderdim ve göreve başlayabileceğimi bildirdim. Kadromun kesinleştirildiği tarih ile arada iki aydan az bir süre bulunmaktadır. Bu tarihler üniversitenin mahkemeye sunduğu resmi belgelerde de yer almaktadır.” dedi.
“TARAFIMA ‘ŞIMARIK’ DENMESİNİ KABUL ETMİYORUM”
Yargı süreci, kararlar ve kamuoyunda oluşan algıya yönelik eleştirilerini dile getiren Mirza, “02.05.2025 tarihli yazıyla atamanın, belgelerin süresinde sunulmadığı ve kadroya ihtiyaç kalmadığı gerekçeleriyle yapılmadığı bildirildi. Açtığım davada idare mahkemesi yürütmenin durdurulmasına karar verdi; usulüne uygun tebligat yapılmadığını ve gerekçelerin hukuken geçerli olmadığını açıkça tespit etti. Üniversitenin itirazı da üst mahkeme tarafından reddedildi.
Buna rağmen altı ay boyunca göreve başlamadığım yönünde gerçeği yansıtmayan açıklamalar yapıldı. Yönetim kurulu kararı ile iptal yazısı arasında iki aydan az süre vardır. Ayrıca üniversite dışından bir öğretim üyesi atamasının aylar sürmesi olağandır. Hukuken haklı bulunmama rağmen fiilen çalışamayacağım açıkça belirtildiği için göreve başlamamak tamamen kişisel ve mesleki bir tercihtir. Amacım polemik değil, gerçeğin bilinmesi ve kişisel onurumun korunmasıdır. Yanlış beyanlara dayanarak tarafıma ‘şımarık’ denmesini kabul etmiyorum.” diye konuştu.

HABER MERKEZİ