22.08.2019 - Banses Gazetesi - Bandırma Güncel Haber

Ses Bayrağı Türkçe 31/08/2018

Önder Balıkçı

Yazarın şu ana kadar yazılmış 265 makalesi bulunuyor.
Paylas

Fazıl Hüsnü Dağlarca, “Türkçem, benim ses bayrağım” diyor.

Türkçeyi en güzel şekilde kullanmak herkesin görevi olmalı.

Hiç unutmuyorum, gazetecilikte büyük desteğini gördüğüm rahmetli Nail Güreli, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin yerel medya seminerlerinden birindeki konuşmasında şöyle demişti:

“60 yıldır gazetecilik yapıyorum. Şu anda köşe yazarlığını sürdürüyorum. Hâlen yazılarımı hazırlarken yanı başımda sözlük ve yazım kılavuzu bulunur.”

Herkesin elbette ki düşüncelerini ve kendini ifade etme hak ve özgürlüğü vardır. Ancak gazetecilik veya köşe yazarlığı yapıyorsanız, hele hele kendinizi “köşe yazarı” olarak düşünüyorsanız, Türkçenin yazım kurallarını mutlaka öğrenmek ve güzel dilimize saygı göstermek zorundasınız.

İnanın, yayınlanan bir yazımda, gözümden kaçan en küçük bir yazım hatası uykumu kaçırmaya yetiyor.

Yıllarca yönetiminde bulunduğum, Nihat Özbek’in sahipliğindeki GERÇEK Gazetesi’nde başkaları tarafından kaleme alınan, ancak benim düzelterek “adam etmeye çalıştığım” binlerce haber ve köşe yazısı da geçti, elimden.

Hâlen, ne haberler, ne köşe yazıları görüyorum, özellikle yerel medyada. Ne nokta, ne virgül yerli yerinde. Bazılarında ise virgül kullanılmaya bile gerek görülmemiş. Ne cins, ne özel isimden haberleri var. Küçük harfle yazılması gereken sözcükler, büyük harfle yer alıyor. Cümle kuruluşları bozuk. Cümleler, anlamını bile değiştirecek şekilde düşük. Ne bağlaç olarak kullanılan “ki”nin ayrı yazılması gerektiğinin farkındalar, ne de “de(da)” ile “hal eki” olan “de”nin nasıl yazılması gerektiğini biliyorlar. Örneğin bütün “ki”leri sözcükten ayrı yazıyorlar.

En küçük bir ciddi eğitime sahip olmadıkları gibi, güzel dilimizi doğru kullanma konusunda çabaları bulunmayanlar, kendilerini “köşe yazarı” sanıyor.

İnanır mısınız, emekli Türkçe öğretmeni olduklarını belirten bazı kişilerin bile “Türkçe fakiri” yazılarını okuyunca şaşırıyorum.

Bu konuda yıllardır uyarıcı yazılar yazdığımda, eksiklerini bilen ama gidermeye çalışmayan bazı kişilerin, konuyu saptırmaya yeltenmelerini de hiç umursamıyorum.

Topluma haber veya düşünce aktarmaya çalışıyorsan, önce Türkçeyi iyi bileceksin, bilmiyorsan da öğreneceksin kardeşim! Yok öyle, “Düşüncelerimi aktarıyorum ya, Türkçeye boş ver!” safsatası.

Gazetelerde yazı yazarken, Türkçeyi doğru kullanmak, okura da saygının gereği aynı zamanda. Bu nedenle dilimizi katledenlerin yazılarını da inanın hiç okumuyorum. Hele hele düşüncelerini ciddiye almadıklarımı asla.

Bu ülkede Türkçeyi doğru konuşup yazmak sadece edebiyat ve Türkçe öğretmenlerinin görevi değil. Sanatçılar, politikacılar, sunucular, spikerler başta olmak üzere herkes bu konuda çaba harcayarak, bayraktarlık yapmak zorunda.

Türkçe, kimsenin oyuncağı değildir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ