03.06.2020 - Banses Gazetesi - Bandırma Güncel Haber

Nedir bu kadınların Ergöz’den çektiği? 24/02/2020

Tufan Dalgıç

Yazarın şu ana kadar yazılmış 186 makalesi bulunuyor.
Paylas

Önce 7 yıldır şiddet gören kadınlara hizmet veren Kadın Danışma Merkezini kapattı. Kadınların namaz kıldığı alanı kilitletti. Belediye tarafından depo olarak kullanılan odanın yeni kurulan Kadın Dayanışma Derneğine verileceği bilinmesine rağmen anahtarını teslim etmedi. Nedir bu Bandırmalı kadınların Ergöz’den çektiği?

 

Bandırma’da Kent Konseyi Başkanı seçilmesinin ardından ilk iş “Kadın Danışma Merkezi”ni kapatan Dr. Murat Ergöz, icraatlarına eski belediye binasında kursa katılan kadınların namaz kıldığı ve kendi aralarında “mescit” dediği odayı kilit altına almakla devam etti. Son skandalı ise kadınların namaz kıldığı alanın arkasındaki odayı, Belediye Başkanı Tolga Tosun’un, yeni kurulan Kadın Dayanışma Derneğine vermek için anahtarını istemesi üzerine yaşadık. ( Bunları Bandırma’da ne yazık ki yazan, çizen ve konuşan yok. Belki ki kadınların mücadelesi birçok kesimi rahatsız ediyor.) Merak ediyorum ikisi kadın olan yürütme kurulu üyeleri Kent Konseyinin kadınlara yaşattığı bu olumsuzluklara ne diyor?

 

Geçtiğimiz süreçte Ergöz, bina tamamen belediye mülkü olduğu halde depo olarak kullanılan alanın kent konseyine tahsisli olduğunu ileri sürdü. Hiçbir yasal tahsis, sözleşme olmamasına karşın bu alanının anahtarını teslim etmedi.

 

İlk icraat olarak Kadın Danışma Merkezini kapatan Ergöz, dayanak olarak “Yönetmelikte böyle bir merkez yok” dedi ve kadınların yıllardır verdiği emekleri birkaç gün içinde yok etti. Kadın Danışmanın odasını da boşaltan Ergöz, orayı kendine “toplantı odası” yapmış. “depoda gizli belgeler var” dediği şeylerde Kadın Danışmanın tuttuğu raporlar. Aslında Ergöz, 7 yıldır faaliyet gösteren ve kadına yönelik şiddeti önleme konusunda çalışan, şiddet gören kadınlara hukuki ve psikolojik destek veren merkezi kapatmasa tatsızlıkların hiç biri yaşanmayacaktı. En azından kapatma olayını kadınlarla oturup konuşabilir ve yeni bir dernek kurulana kadar merkez devam edebilirdi. Bu konuları o dönemlerde hep dile getirdim ve eleştirdim. “Bir kadının yaşamına dokunmak, onun hayatını kurtarmak” hepimizin ortaklaştığı noktalar olmalı. Kadınlar merkezleri kapanınca yılmadı. Dernek kurmak için harekete geçtiler ve kurdular. Hukukçu kimliği de olan Tolga Başkan, kadınların yaşadığı sorunları iyi  bildiği için dernekleşen kadınlara destek vereceğini söyledi ve Kent Konseyi yanındaki depoyu kadınlara vermek için anahtarını istedi. Kısacası Tolga Tosun, Murat Ergöz’ün yaptığı hataları gidermeye çalışırken, Ergöz sanki kadınlarla “görülecek hesabı henüz bitmemişçesine” anahtarı vermediği gibi depo olarak kullanılan alanın Kent Konseyine tahsisli olduğu algısını oluşturmaya çalıştı. “Mescit” olayı da filmlerde görseniz inanmayacağınız türden. Eski belediye binasında kurslara katılan kadınlar namaz kılacakları bir alana ihtiyaç duyuyor ve geçen dönemde de izin alarak deponun ön kısmında bulunan odada namaz kılmaya başlıyorlar. Kimsenin ses çıkarttığı yok. Herkesin derdi ortak, “yeter ki kadınlar kurslara gelsin, sosyalleşsin, CHP belediyesine ön yargıları varsa ortadan kalksın.” Ancak Murat Ergöz, başkanlığını taçlandırmak için olacak ki, kadınların namaz kıldığını bildiği halde bu odayı kilitliyor, kadınlar konuyu kent konseyinde bulunanlara iletseler de çözüm üretilmiyor. Düşünsenize kadınlar namaz kılıyor diye oda kilitleniyor. Savunma çok basit “Kent Konseyinde mescit yok orası depo.” Bir kadının durumu Belediye Başkanı Tolga Tosun’a anlatması ile yaşananları öğrendik. Hatta kadın, eski belediye binasındaki “alışveriş günleri” etkinliğinde benim yanında durumu anlattı. Tolga Başkan da odanın açılması için Kent Konseyi Genel Sekreterine talimat verdi. Ergöz’ün bir süre daha odanın açılmaması için direttiğini biliyorum. Muhafazakâr ya da solcu, hangi ideolojiye sahip olursa olsun kadınların sosyalleşmeye, kurslarla kendini geliştirmeye hakkı var. Kadınlar kursları uzun sürdüğü için de binada namaz kılacak bir yere ihtiyaç duyuyor. Dr. Ergöz, kadınlara destek olacağına, onların sorunlarına çözüm bulacağına namaz kıldıklarını bile bile odayı kilitliyor. Yukarıda aktardıklarım ışığında şu soruyu sormaktan kendimi alamıyorum: “Nedir bu kadınların Ergöz’den çektiği?”

Ergöz’ün yaptığı hataları birçok kez gündeme getirdim. Bugün yine bütün iyi niyetimle Murat Ergöz’den kadınlara destek olmasını, çok yönlü bir bakış açısı ile olayları değerlendirmesini bekliyorum. Ancak duyduklarım bütün umudumu kırıyor. Yalnızca durum yapılan yanlışlar değil, etik olmayan durumlarla da karşı karşıyayız. Ergöz’ün kendine Bandırma Belediyesi’nden makam aracı tahsis ettirmesi hangi yönetmelikte, hangi etik anlayışta var? Düşünsenize Kent Konseyi Başkanı şehir dışındaki kent konseyi toplantılarına gideceği zaman belediyeden kendine özel şoförü ile başkan yardımcıların kullandığı araçlardan tahsis ettiriyor. Toplantılara bu araçlarla gidiyor. Daha önce Yalçın Cömert, Selim Panç, Adil Levent Coşkun, Şerafettin Engüdar gibi isimlerin Kent Konseyi Başkanlıklarına tanıklık ettik. Hiç birinin kendisine belediyeden makam arabası tahsis ettirdiğini duymadım. Tam tersine birçok gideri kendi ceplerinden karşıladılar. Belli ki, zaman zaman eleştirsek de onlar Kent Konseyi Başkanlığına en azından etik ve ilkesel bakabilmişler. Kent Konseyi Başkanları kendi arabasıyla ya da atlayıp bir otobüse toplantılara katılmayıp belediye imkânlarını kullanacaksa vay halimize…

 

Makamlardan medet umanlara, o makamlarla statü sağlayanlara artık birileri “DUR” demeli. Birileri de oturduğu makama sevgi, hoşgörü, nezaket ve çok seslilik getirsin.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ