Türkiye Ziraatçılar Derneği Balıkesir İl Başkanı Burak Uğur, 1 Temmuz’da ülke genelinde uygulanmaya başlayan B-Reçete Sistemi’nin amacının güvenli üretim olduğunu belirterek, uygulamanın üreticiyi mağdur etmeyecek şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Bitki koruma ürünlerinin reçetelendirilmesi, satışı ve uygulama kayıtlarının elektronik ortamda izlenmesini sağlayan B-Reçete Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 1 Temmuz itibarıyla 81 ilde uygulamaya alındı. Bakanlık açıklamalarına göre sistem, doğru dozda, doğru zamanda ve kayıtlı ilaç kullanımını amaçlıyor. Uygulama, 12 Ocak 2026 tarihinde Ankara, Kırklareli, Mersin ve Samsun’da pilot olarak başlatıldıktan sonra ülke geneline yayıldı.
Türkiye Ziraatçılar Derneği Balıkesir İl Başkanı, Ziraat Yüksek Mühendisi Burak Uğur, sistem hakkında yaptığı açıklamada üreticilere önemli uyarılarda bulundu. Sistemin doğru anlatılması ve uygulama sürecinde üreticilerin mağdur edilmemesi gerektiğini belirten Uğur, kamuoyunda oluşan “bütün zirai ilaçlar reçeteye bağlandı” algısının doğru olmadığını söyledi.
Bakanlık bilgilendirmesine göre ilk aşamada yalnızca Abamectin, Acetamiprid, Diflubenzuron, Pyriproxyfen ve Quinclorac aktif maddelerini içeren bitki koruma ürünlerinin reçetesiz satışının mümkün olmayacağını belirten Uğur, “B-Reçete, üreticinin önüne engel değil, doğru yönetilirse güvenli üretimin aracı olabilir” dedi.
Uğur, “Tarımda ilaç kullanımı, sadece ürün verimi açısından değil; insan sağlığı, çevre, toprak, su kaynakları ve ihracat açısından da son derece önemli bir konudur. B-Reçete Sistemi’nin temel hedefi doğru kullanımı sağlamak, kayıt dışılığı azaltmak ve izlenebilirliği güçlendirmektir. Bu hedefe ilkesel olarak karşı çıkmak mümkün değildir. Ancak uygulamanın başarısı, sistemin sahadaki gerçeklerle ne kadar uyumlu olduğuna bağlıdır.” diye konuştu.
Üreticinin hastalık ve zararlılarla mücadelede zaman kaybetmemesi gerektiğini vurgulayan Uğur, “Çiftçi hastalık veya zararlı gördüğünde çoğu zaman saatlerle, günlerle yarışır. Özellikle sebze, meyve, ayçiçeği, mısır, zeytin, hububat ve yem bitkileri gibi birçok üretim alanında mücadelede geç kalmak, doğrudan ürün kaybı anlamına gelir. Bu nedenle B-Reçete Sistemi uygulanırken üreticinin ilaca erişimi gecikmemeli, reçete yazma süreçleri hızlı işlemeli, il ve ilçe müdürlüklerinde yeterli personel ve teknik destek sağlanmalıdır.” dedi.
Haber Merkezi


