CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Bandırma İlçe Başkanlığı’nda partililerle bir araya gelerek, iktidar mücadelesinin başladığını duyurdu. Sarı, örgüt içindeki dayanışmanın önemine değinerek, baskılara rağmen kararlılıkla siyaset yapılacağını vurguladı.
Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, seçim hazırlıkları kapsamında Bandırma İlçe Başkanlığı’nı ziyaret etti. Sarı, burada yaptığı konuşmada CHP’nin iktidar yolculuğunun resmen başladığını belirterek örgütlerin seçim sürecindeki rolünün önemine işaret etti.
Parti programı ve seçim bildirgesini değiştirmek için çalıştıklarını belirten Sarı, “Parti programımız ve Cumhurbaşkanlığı seçim bildirgemizin, seçimlere hazırlığımızın bir başlangıcı olduğunu ifade ettim. Seçimlerimiz başlıyor, kampanya süreci başladı. Ama tabii Cumhuriyet Halk Partili kadrolar için daha önemli bir şey var: Delege seçimi. Şu anda delege seçimlerimiz devam ediyor. Bugün Bandırma’da güzel bir tablo var. Mevcut ilçe başkanımız ile aday olan arkadaşımız aynı masanın etrafında ekipleriyle beraber oturabiliyor. Bu, kıymetli olan, özlediğimiz, hasret duyduğumuz ve takdir ettiğimiz bir tablo. Bu tabloyu seçim sürecinde de, seçimden sonra da sürdürmeli ve seçilmiş kadroların yanında olmalıyız. Taraflar olacak, ekipler olacak. Cumhuriyet Halk Partisi’ni yüz yıldır ayakta tutan da bu enerji ve bu ruh zaten. Bu ruhu yaşatabilmemiz bizim en güçlü yanımız. Ancak, süreçte kapanmayacak yaralar açmadan yürümek ve yönetmek çok değerli. Güzel işler oluyor burada, güzel çalışmalar yürütülüyor. Bandırma her gün taş üstüne taş koyuyor. Bu taşları dizen arkadaşların hepsi, değişik dönemlerde bu salonda görev yapmış kişiler. Geçmişten bugüne partimizi bir adım ileriye taşıyan, emek veren siz değerli yol arkadaşlarıma tek tek teşekkür ediyorum. Bu çok kıymetli. Ne olursa olsun bunu başarmak zorundayız arkadaşlar.”dedi.
“SİYASET YAPARKEN BÜYÜK RESMİ GÖZDEN KAÇIRMAMALIYIZ”
Sarı, cezaevinde olan CHP’li isimleri hatırlatarak mücadelenin devam edeceğini belirterek, “Hikâyenin sonunda biz mahallelerimizde, dar alanlarımızda belki tartışıyoruz ama bazen büyük resmi gözden kaçırıyoruz: Yukarıda dönen zulmü, baskıyı, şiddeti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun cezaevinde olduğunu, birçok belediye başkanımızın, bürokratımızın, geçmiş dönem milletvekillerimizin küçücük bir hücrede tutsak olduğunu unutmadan siyaset yapmamız gerekiyor. O arkadaşlarımız ne için oradalar? Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasetlerinin bedelini ödüyorlar. Bugün iktidar yürüyüşüne çıkmış olan ve iktidar olacak olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin karşısındaki siyasi erk, saray rejiminin baskısının bedelini bize ödetiyor. Evet, çile çekiyoruz; en ağır çileyi oradakiler çekiyor. Onların sorumluluğunu da elimizle, yüreğimizle, vicdanımızla taşımamız gerekiyor. Bu sebeple dışarıda olan her birimiz, içeride sorumluluk sahibi olan arkadaşlarımızın da yükünü üstlenerek sokakta siyaset yapmaya devam edeceğiz. Bugün gördüğünüz kadro burada. Belki bir sonraki ziyaretimizde bu kadronun bir kısmı cezaevinde olacak. Ya da ben olacağım… Sonuç itibariyle bu bilinçle siyaset yapıyoruz. Belediye başkanlarının hepsinin üzerinde birer baskı var. Bir gün “falanca adam şunu demiş, bunu demiş, öyle olduğunu gördüm, böyle olduğunu duydum” denilerek cezaevi süreci başlatılıyor.” dedi.
“YA OLACAK, YA OLACAK”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerde bulunan Sarı, CHP’nin iktidara yürüyüşünde kararlı olduklarını söyledi:
“Bu da yetmiyor; tehditler ve zorbalıklarla transferler dönemi başlatıldı. Cumhurbaşkanı ve AKP’nin genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan, koltuğunu koruyabilmek için her türlü zulmü yapmaya razı. Böylesine acımasız ve vicdansız bir siyaseti yürüten, bulunduğu makamdan aldığı güçle milletine zulmeden bir erkin karşısında bizim ayrışmamız söz konusu dahi olamaz. Biz partimizi nasıl daha çok büyütürüz, bu demokratik sürecimizden nasıl daha güçlü çıkarız, onu tartışacağız. Kongre bittikten sonra da sokakta, hepinizi aynı heyecan ve ruhla görmek istiyorum. Çünkü iktidar olacağız arkadaşlar. Ya olacak, ya olacak. Cumhuriyet Halk Partisi bize emanet. Kimin emaneti? Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, silah arkadaşlarının, bu yolda canı pahasına bedel ödemiş yoldaşlarımızın emaneti. Bu süreç yüz yıllık bir süreç. Her dönemde ağır bedeller ödedik. Ama bizden sonra gelenler hiçbir zaman bu bayrağı düşürmedi. Hep “daha yukarıya nasıl taşıyabilirim” diye mücadele etti. Bu dönemler de geçecek, o zulümler de bitecek. Biz, yanımızda olanları ve bizimle yol yürüyenleri görüyoruz. Dönen dönsün yolundan, biz dönmeyiz bu yoldan. Bu mücadeleden de asla vazgeçmeyiz. Sanıyorlar ki bizi korkutacaklar. Sanıyorlar ki aramızdan bir kişiyi bile geri adım attırabilecekler. Ama başaramadıklarını görüyorsunuz. Herkes meydanlarda Recep Tayyip Erdoğan’ı o koltuktan indirmek için en sert diliyle, en istekli haliyle mücadele etmeye devam ediyor. O koltuğa Cumhuriyet Halk Partili bir başkanı oturtana kadar da irademizden ve mücadelemizden taviz vermeyeceğiz. Biz kazanacağız. Nasıl bugün hesap veriyorsak, o gün geldiğinde de hesap sormasını hep birlikte biliyor olacağız.”Haber Merkezi

