Ana Sayfa Arama Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bandırma’da ekoloji ve emek mücadelesi masaya yatırıldı

Bandırma Santral Kültür Merkezi’nde düzenlenen panelde çevre sorunları, emek mücadelesi

Bandırma Santral Kültür Merkezi’nde düzenlenen panelde çevre sorunları, emek mücadelesi ve kapitalist üretim politikalarının doğa üzerindeki etkileri ele alındı. Etkinlikte ekolojik krizlerin toplumsal ve ekonomik boyutları değerlendirildi.
Bandırma Santral Kültür Merkezi, çevre ve emek gündeminin ele alındığı bir panele ev sahipliği yaptı. “Kapitalist Yağmaya Karşı Ekoloji ve Emek Mücadelesi” başlığıyla düzenlenen etkinlikte, doğa tahribatı, çalışma yaşamı ve ekonomik politikaların çevre üzerindeki sonuçları çeşitli yönleriyle değerlendirildi.
Güney Marmara Dayanışması’ndan Nihal Güven Altınkurt’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Sosyalist Meclisler Federasyonu MYK Üyesi Yılmaz Yeter ile Umut-Sen temsilcisi Umut Kocagöz konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde konuşan Yılmaz Yeter, ekolojik sorunların yalnızca çevre başlığı altında ele alınamayacağını belirterek, emek süreçleri ve üretim ilişkileriyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi. Günümüzde uygulanan üretim anlayışının doğal kaynakları ekonomik kazanç odaklı değerlendirdiğini dile getiren Yeter, bunun doğal yaşam alanlarının daralması, kuraklık, çevre kirliliği ve biyolojik çeşitliliğin azalması gibi sonuçlar doğurduğunu kaydetti.
Çevresel zararların çoğu zaman bölge halkları tarafından karşılandığını savunan Yeter, büyük şirketlerin faaliyet gösterdikleri alanlarda kalıcı etkiler bırakan tahribatlara neden olabildiğini, ancak bu süreçlerin yükünün yerel toplulukların omuzlarında kaldığını söyledi.
Konuşmasında enerji politikaları ve madencilik faaliyetlerine de değinen Yeter, “yeşil dönüşüm” uygulamalarının küresel ölçekte farklı sonuçlar doğurduğunu belirtti. Bazı gelişmiş ülkelerin çevresel yükü başka coğrafyalara taşıdığını öne süren Yeter, özellikle madencilik faaliyetlerinin yoğunlaştığı bölgelerde ciddi doğa tahribatlarının yaşandığını dile getirdi.
Türkiye’deki madencilik uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yeter, doğal alanların korunmasının önemine dikkat çekti. Çevre mücadelelerinin başarıya ulaşabilmesi için toplumsal dayanışmanın ve örgütlü hareket etmenin belirleyici olduğunu vurguladı.
Panelde ayrıca atık yönetimi politikaları da gündeme geldi. Türkiye’ye geri dönüşüm amacıyla getirilen bazı atıkların çevresel riskler oluşturabileceği görüşü paylaşılırken, atık politikalarının çevre ve halk sağlığı açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Etkinliğin sonunda konuşmacılar, ekolojik sorunların yalnızca doğayı değil, yaşam hakkını, çalışma koşullarını ve toplumsal adaleti de ilgilendiren çok boyutlu bir mesele olduğuna dikkat çekti. Panel, katılımcıların yönelttiği soruların yanıtlanmasının ardından sona erdi.

HABER MERKEZİ