Marmara Denizi’nde denizkestanesi avcılığının yeniden açılması kararına ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Mustafa Sarı, bilimsel raporlarda bu türün müsilaj sonrası denge için kritik olduğunun vurgulandığını açıkladı.
Marmara Denizi’nde denizkestanesi avcılığının 15 Nisan 2026’ya kadar serbest bırakılması kararı tartışma yarattı. Konuya ilişkin değerlendirme yapan Mustafa Sarı, kararın ekosistem temelli balıkçılık yönetimi ilkeleriyle örtüşmediğini belirtti.
Sarı, müsilaj sonrası süreçte hazırlanan bilimsel raporlarda, kıyısal alanlarda artan makro alglerin kontrolünde denizkestanelerinin hayati rol oynadığının ortaya konduğunu belirtti. Bu nedenle av baskısının artırılması yerine, ekosistemdeki bütüncül dengenin korunmasına yönelik adımların atılması gerektiğini söyledi.
Deniz ekosisteminde türler arası dengenin zincirleme işlediğini belirten Sarı, denizkestanelerinin popülasyonunun, onları avlayan balık türlerinin durumu ve çevresel kirlilikle doğrudan bağlantılı olduğunu kaydetti. Aşırı avcılık nedeniyle denizkestanesiyle beslenen balıkların azalmasının, bazı bölgelerde popülasyon baskınlığına yol açabildiğini ifade etti.
Marmara’da yaşanan müsilaj olayları ve yoğun avcılık baskısının küçük ölçekli balıkçılığı olumsuz etkilediğini vurgulayan Sarı, son yıllardaki bazı av sezonlarında küçük balıkçıların av kaybının yüzde 90 seviyelerine ulaştığını aktardı. Denizkestanesi avcılığının serbest bırakılmasının bu kaybı telafi etmeyeceğini belirtti.
Kararın daha çok denizkestanesini işleyip yurt dışına ihraç eden sınırlı sayıdaki ticari işletmeye ekonomik katkı sağlayacağını ifade eden Sarı, balıkçılık yönetiminin bilimsel veriler ışığında yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Denizin tüm canlılarla birlikte insanın da parçası olduğu bir yaşam sistemi olduğuna dikkat çeken Sarı, Marmara’da aşırı avcılığın önlenmesi, endüstriyel balıkçılığın sınırlandırılması ve kritik bölgelerde deniz koruma alanlarının oluşturulması gerektiğini belirtti. Ekosistem esaslı ve bilim temelli yönetim çağrısını yineledi.Haber Merkezi

