Bandırma Kitap Günleri’nin son gününde konuşan Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nde yaşanan ekolojik sorunlara ve çözüm yollarına dikkat çekti.
Bandırma Kitap Günleri’nin son gününde Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi (BANÜ) Öğretim Üyesi ve Marmara Denizi Araştırmacısı Prof. Dr. Mustafa Sarı söyleşi gerçekleştirdi.
Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi’nde yaşanan ekolojik sorunlara ve çözüm yollarına dair bilgiler paylaştı. Özellikle müsilajın ekosistemde yarattığı hassasiyetlere dikkat çeken Sarı, deniz çayırlarının ve pina türünün korunmasının önemini vurguladı.
“165 PİNA TESPİT ETTİK”
Marmara Denizi’nde 165 pina tespit edildiğine dikkat çeken Sarı, “100 metrekarelik bir alanda 165 pina tespit ettik. Dünya Doğayı Koruma Birliği, 10 adetten fazlasını gördüğünüzde hemen haber verin diyor. Bizde 165 tane var. Bu olağanüstü bir değer. Üstelik tüm kirliliğe rağmen yeni yavrular da tespit ediyoruz. Marmara’nın sembolü olmaya aday bir türden söz ediyoruz” dedi.
“DENZİ ÇAYIRI 10 İLA 20 LİTRE OKSİJEN TÜKETİYOR”
Deniz çayırlarının öneminden bahseden Sarı, “Bir metrekare deniz çayırı, günde 10 ila 20 litre oksijen üretiyor. Soluduğumuz her iki nefesten biri denizlerden geliyor. Ama biz bunun farkında değiliz. Belediyelerin plajlarda bilgilendirme panoları asması, vatandaşın deniz çayırlarının değerini öğrenmesi gerekiyor.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletler’de Marmara Denizi’nden çekilen bir pina fotoğrafını dünyaya tanıttığını hatırlatan Sarı, bunun gurur verici olduğunu ancak kamuoyunda yeterince bilinmediğini söyledi.
Etkinlikte ayrıca Denizcilik Bakanlığı kurulması önerisi de gündeme geldi. Sarı bu konuda yöneltilen soruya, “Çok geç kaldık. Denizlerimizi kirlettik, balıklarımızı kaybettik. Denizcilik Bakanlığı bir zorunluluk haline geldi. Ama asıl mesele denizleri yaşamın bir parçası olarak görmek ve buna uygun yasalar çıkarmaktır”dedi.
Balıkçılığın sürdürülebilirliği konusunda da önemli uyarılarda bulunan Sarı, kültür balıkçılığı ve doğal avcılık arasındaki sorunlara değindi. Sarı, “Bugün kültür balıkçılığında bir kilogram çipura yetiştirmek için yaklaşık 6 kilogram doğal balık avlamak gerekiyor. Doğadaki balıklar bitmeden bu sistemin sürdürülebilirliği mümkün değil” dedi.
“HAYATIMIZ DENİZE BAĞLI”
Türkiye’de kişi başına yıllık balık tüketiminin 6 kilogram civarında olduğunu belirten Sarı, Avrupa ülkelerinde bu rakamın 20 kilogramı aştığını kaydetti. Ancak artan tüketim için öncelikle denizlerin korunması gerektiğinin altını çizdi. Sarı, “Hayatımız denize bağlı. Deniz yoksa nefes de yok, iklim de yok. Bu bilinç toplumun tüm kesimlerine yerleşmeli” diye konuştu.
Programın sonunda Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza ve belediye meclis üyesi Sami Türkmen, Prof. Dr. Sarı’ya plaket takdim etti.Haber Merkezi

