22.09.2018 - Banses Gazetesi - Bandırma Güncel Haber

Susurluk’tan bir “Vandallık” örneği 22/03/2018

Tufan Dalgıç

Yazarın şu ana kadar yazılmış 116 makalesi bulunuyor.
Paylas

Yazıma geçtiğimiz yıllarda yaşamını yitiren Susurluk’un efsane başkanı Tahsin Bozoğlu’nun sözleriyle başlamak istiyorum. Seçim çalışmalarında Tahsin Bozoğlu, belediye başkanı, milletvekili olmak için ilkokul mezunu olmanın yeterli olduğunu ve toplumun seçimini doğru yapmazsa bunun bedelini ağır bir şekilde ödeyeceğini anlatırdı. Bozoğlu’nun dediği gibi de oldu. Susurluk halkı, 2014 seçimlerinde kararını yanlış verdiğini geçen zaman içinde anladı. AKP’den başkan adayı olan ve bugün başkanlık koltuğunda oturan “Uzun adam” Hüseyin Hızlıoğlu’nun uygulamaları Tahsin Bozoğlu’nun 1989-1994 döneminde İstasyon, Sanayi ve Bağlar caddelerinin kesiştiği noktaya yaptırdığı “Emek Anıtı”nı yıkmaya kadar ulaştı. Hızlıoğlu’na “Emek Anıtı’nın nesi battı?” diye sormak gerekli. Gerçi Susurluk halkı AKP’li belediye başkanlarının yarattığı yıkıma alışkın… Örneğin, İsmail Güneş de ağaçları kesip kent parkını yıkmıştı ama hakkını verelim anıtlara dokunmadı. Susurluk halkı yaratıcıdır. Bu yıkımların ardından İsmail Güneş’e “Buldozer” lakabını taktı. Şimdi Hüseyin Hızlıoğlu’na yaraşır bir lakap bulmak gerek.

EDİP UĞUR GİTTİ, HIZLIOĞLU KALDI

2014 yerel seçimlerinde Susurluk için birçok farklı aday konuşulmasına karşın AKP’de Balıkesir İl Genel Meclis Üyeliğinde bulunan Hüseyin Hızlıoğlu’nun adı ön plana çıkıp, aday yapılmıştı. Bu adaylık konusunda herkesin bildiği bir gerçek vardı. Eski Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip’uğur’un Hüseyin Hızlıoğlu’nun başkan adaylığını istemesiydi.  Siyasi tabiriyle Hızlıoğlu “Edip Uğur’un adamlarından”dı.  Hızlıoğlu hâlâ görevde olduğuna göre;  “Giden ağam, gelen paşam” anlayışını iyi uyguluyor. Dün elleri patlarcasına “Edip ağabeyini” alkışlayan Hızlıoğlu, bugünkü Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu’nu da aynı şevk ve heyecanla alkışlamayı başarabiliyor. Eeee, ne de olsa alkışlama konusunda idmanlılar.

ÇOCUKLARIN TAHSİN AMCASI

Tahsin Bozoğlu’nu ne kadar eleştirirsek eleştirelim Susurluk’a kattığı değeri tartışamayız. İkinci bir Tahsin başkan, çocukların ikinci bir Tahsin amcası yok. O başkanlığa geldiğinde İsmail Güneş’ten ya da diğer başkanlardan kalan tek bir yeri bile yıkmadı. Ancak onun Susurluk’a attığı imzaları hem Güneş, hem de selefi Hızlıoğlu yıktı. İşte Tahsin Bozoğlu ve diğer başkanlar arasındaki en büyük fark yıkmamak, yaşatmak.  Onların bütün derdi Tahsin Bozoğlu’nu unutturmaktı ve bunu yaparken de işe onun Susurluk’a kazandırdığı değerlerden başladılar. Öyle ki, Tahsin Bozoğlu yaşamı boyunca “taşeron işçi”ye karşı çıktı. Belediyede taşeron çalıştırmadı. Ardından gelen bugün, “Dinden, şehitlerden, Allah’tan, kul hakkı”ndan bahsedenlerin ilk işi belediye şirketi kurup insanları taşeronlaştırmak, kabul etmeyenleri de işten çıkartmak oldu. Geçtiğimiz günlerde “Emek Anıtı”nın adını  “Şehit Zekeriya Bilgen” olarak değiştirilmesi için meclis kararı aldılar ama anıtı yıktılar. Bir şeyleri yıkmayı meşrulaştırmak için her defasında şehitlerin isimleri kullanıyor. Var olanı yıkmak zorunda değilsiniz! Şehit anıtı için Susurluk’ta birçok yer mevcut, bulamadınız mı? “fıtratınız” da yıkmak mı var,  meclisten adının değiştirilmesi için aldığınız karar yetmedi de mi, meclis kararı almadan yıktınız? Yeni bir meydan ya da park kurup da Susurluk’a yararınız dokunsaydı.  Kaldı ki, Susurluk’un da tek şehidi yok. Eyyy , Hüseyin Hızlıoğlu! Adını silmeye çalıştığın Tahsin Bozoğlu’nun pırıl pırıl yaptığı mezarlık yollarından geçip, taşları takip ederek Susurluk şehitlerinin kabirlerine ulaşabilirsin. Kaç şehit olduğunu isimleriyle birlikte öğrenir, kaçına anıt yapacağını planlarsın. Sorun şehit anıtı yapılması değil. Herkes şehitlerin adının yaşamasını ister ama Hızlıoğlu’nun yaptığı şehitlerin adını kullanarak, Tahsin Bozoğlu’nun yaptığı bir anıtı yok etmek.

Yıkılan “Emek Anıtı” anılar bütünüydü. Sokakta oynayan çocuklar anıttan yollarını bulurdu, belki de bir buluşma noktasıydı. Bir taş değildi “Emek Anıt”ı bir yaşamın izdüşümüydü… Heykeli dikilmesi, en azından adının caddeye verilmesi gerekirken, tam tersine efsane başkan Tahsin Bozoğlu’nun yaptıkları yok ediliyor. Hatırası yaşatılması gerekirken adı silinmeye çalışılıyor. Bazı insanlar için “Ölüsü bile yeter” derler ya, Hüseyin Hızlıoğlu bu dünyadan göçüp gitmiş Tahsin Bozoğlu’ndan korkuyor. Korkunun ecele yararı yok.  Hızlıoğlu’nun da ikinci bir dönemi olacağını sanmıyorum. Tahsin başkana değer verenler, onun anılarını, düşüncesini yaşatmaya devam ederken Hızlıoğlu belki de yayvan höşmerim kazanının başına geçecek! Hızlıoğlu’na tavsiyem;  son günlerini iyi değerlendirip İsmail Güneş’in yaptıklarını yık ki, Susurluk en azından normale dönsün.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ