18.10.2018 - Banses Gazetesi - Bandırma Güncel Haber

Şeker Piliç’te bundan sonra ne olacak? 08/09/2018

Tufan Dalgıç

Yazarın şu ana kadar yazılmış 120 makalesi bulunuyor.
Paylas

Beyaz et devlerinden Şeker Piliç’in 2015 yılında mahkeme kararıyla iflasının resmen açıklanmasının ardından beyaz et sektöründe aslında işlerin dışarıdan görüldüğü gibi olmadığı ortaya çıktı. Öyle ki şirket yaklaşık olarak 300 milyon lira borç ile battı. Bu borcun büyük bir bölümü 9 bankaya aitti. Tabii bankalar krediyi ipotek karşılığında verdiği için bir noktada da olsa alacaklarını garanti altına almıştı. Şeker Piliç, muhtemelen kredilerin ödeme dönüşünü sağlayamayınca bu borçlar ardı ardına geldi. Kurtarma planında da gerekli para bulunamayınca şirket 300 milyon lira ile iflas bayrağını çekti. Burada özellikle dikkat çekmek istediğim nokta, şirketlerin kredi ile iş yapması. Kısacası sıcak para bularak bir biçimde ticari yaşamına devam eden şirketler, ne yazık ki zincirin halkalarından birinin kırılması durumunda iflasa giden zorluklarla karşı karşıya kalıyorlar. Yalnız büyük ölçekli şirketler değil, küçük işletmelerde de sıcak para akışı kredi ile sağlanıyor. Aslında ortada var olan yalnızca “işleri çevirmek, dükkânı döndürmek” gibi bir durum.
“Tasfiye Masası”, yasa gereği şu an yalnızca ipotekli yerleri satışa çıkarabiliyor. Yargıtay, iflas kararını kesinleştirince üzerinde ipotek bulunmayan yerler de satışa çıkarılacak. İpotekli olan yerin satışında alınan paralarda doğrudan ipoteği bulunan bankaya gidiyor. Eğer para artarsa “Tasfiye Masası”na işçilere ödenmek üzere kalıyor. Alacaklılar arasında 1. sırada işçiler var. Bunu aile hukukundan doğan haklar izliyor, “nafaka” gibi alacaklılar. Ancak bu durum Şeker Piliç’te yok. 3’ncü sırada amme yani SGK ve vergi alacakları, 4’ncü sırada ise adi alacaklılar bulunuyor. Burada asıl önemli olan 1500 civarı işçinin alacağı toplam 18 milyon 800 bin lira dolayındaki para. Bu paranın ilk olarak şirket iflas etmeden yüzde 15’i işçilere ödenmiş, iflasın ardından da yüzde 30’u “Tasfiye Masası” tarafından işçiye aktarılmış. İşçi alacaklarının toplamda yüzde 45’i ödenmiş durumda ve bugün işçilerin alacağı para toplam 11 milyon civarı. Bu işçi alacaklarında izlenen yolu da kısaca anlatmak gerekirse örneğin; işçi alacakları toplamı 10 milyon lira. Masa satışlardan 5 milyon lira gelir elde etti ve bu para alacakların yarısını karşılıyor. Bu konuda masa, mahkemeye başvurarak işçiye ödeme kararı alıyor. Masadaki miktar alacakların yüzde 50’si olduğu için her işçiye alacağının yüzde 50’si ödeniyor. Kısacası 10 bin lira alacağı olana 5 bin, 20 bin alacağı olana 10 bin lira ödeniyor. Hukuken sistemin işleyişi bu şekilde… Şunu da söylemek gerekli. “Tasfiye Masası”, yerlerin koruması için belirli bir para harcıyor. O nedenle kasasında her zaman hesap yaparak giderleri karşılayacak bir miktar para bulundurmak zorunda. Ancak bu masanın cebinden çıkmıyor. Yer satışı yapıldığında bu paralar masaya iade ediliyor.

YARI FİYATINA ALICI ÇIKMIYOR

Son olarak Şeker Piliç’in toplam 34 bin 731 metrekare alana sahip kesimhane ve idare binası 3. kez ( her satış iki kez yapılıyor)18 milyon 72 bin 165 liradan satışa çıkarıldı ve masraflar dâhil 9 milyon 750 bin lira ipotek bedeli karşılığında Garanti Bankası’nın oldu. Zaten satılan alanda söz konusu bankanın 11 milyon 480 bin lira ipotek alacağı görünüyordu. Banka da muhtemelen bu alanı satmaya çalışacaktır. Ancak burada önemli bir soruna işaret etmek gerekli;18 milyon muhammen bedel ile satışa çıkarılan yerin ihalesi yarı fiyatından açılıyor. Bunu bir yana bırakırsak yarı fiyattan satışa çıkan yer için bile alıcı bulunamıyor. İşte bütün ödemeleri kilitleyen nokta da tam burası, alıcı çıkmaması. Geçmişte makinelere alıcı çıkmış ve buradan yaklaşık 3 milyon lira bir kazanç sağlanmış, şimdi sırada ihaleye çıkmayı bekleyen eski kesimhane hattı olduğu söyleniyor. Buradan elde edilecek gelir, masaya dolayısıyla işçilere aktarılacak. Elde kalan 1572 parselde iki bankanın ipoteği mevcut. Bir bankanın 2 milyon 400 bin lira, diğer bir bankanın da 4 milyon gibi ipotek alacağı var. Yerin
muhammen bedeli 14 milyon 338 bin lira. Ancak kanun gereği yarı fiyatından ihaleye çıkıyor. Bu durumda 7 milyon 750 bin lira başlangıç fiyatı ile alıcı çıkarsa bankaların alacağı düşüldüğünde kasaya 1,5 milyon gibi işçilere verilmek üzere para kalıyor.
Sözün kısası; örneğin otomobiller satışa çıktığında ciddi artırımlar oluyor ancak yerler yarı fiyatına bile alıcı bulamıyor. Son olarak yeri alan bir banka ve o bankanın da beyaz et sektörüne girmesi pek söz konusu değil. Dolayısıyla iflas eden şirketin bütün altyapısı olmasına karşın üretime dönüştürülmemesi ya da dönüştürülememesi…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ