18.08.2019 - Banses Gazetesi - Bandırma Güncel Haber

Okul Öncesi Öğretmenlerinin Öğrencilerinin Mastürbasyon Davranışıyla Baş Etme Stratejileri 15/05/2019

Sinem Kaya Özçelik

Yazarın şu ana kadar yazılmış 61 makalesi bulunuyor.
Paylas

Çocukların özellikle okul öncesi yaşlarda gelişen dillerinin etkisi ile birleşen merak duyguları gerek ebeveynleri gerekse öğretmenleri bazı konulardaki sorular ile zorlamaktadır. Çocuklar değer yargılarını ilk olarak ailelerinden öğrenir ve sonraki eğitim öğretim hayatlarında ve yaşam içerisinde bunların üzerine katarlar. Özellikle okul öncesi dönem çocukların ebeveynleri tarafından geçiştirilen merak duyguları yanlış kaynaklardan edinilen bilgiler ile yanlış algılara sebep olabilir. Geçiştirilen, konuşulmaktan kaçınılan başlıca konulardan biridir cinsellik. Aslında cinsel kimlik oluşumundan, mastürbasyona kadar çeşitli davranış problemlerinde önemli bir yeri vardır cinsel eğitimin. Maalesef ne aileler ne de öğretmenler hala çoğunlukla bu konuyu konuşmaktan kaçınmakta, ayıp bulmakta ve hatta yadırgamaktadırlar. Bu toplumsal algı çocuklarımızın kendi keşifleri, duyumları, yanlış bilgileri ile sorun olarak karşımıza geldiğinde yüzleştiğimiz bir eksiğimizdir. Bu konunun çocuk eğitim programlarında yer almamasının yanı sıra ailelere bu alanda bilgi verici seminerlerinde azlığı oldukça üzücüdür. Bu alanda yapılan araştırmaların da özellikle ailelerin kaçınması ve gönüllü öğretmenlerin azlığı düşünülecek olursa az olmasını pek de şaşırtıcı bulmadım.

Freud’un psiko-seksüel gelişim kuramında fallik dönem 3-6 yaş arasına denk gelir ve çocuğun bu dönemde yaşam enerjisini yani libidosu cinsel organına kayar. Bir keşif süreci başlar çocuk için ve bu yaş tamda okul öncesi eğitim yaşına denk gelir. Cinsel farklılıklara ve onların anlamlarına yönelir ve mastürbasyonu da keşfedebilir. Meraklı sorular sorabilir, kendine dokunabilir, inceleyebilir. Meraklı sorulara uygun makul cevaplar ebeveynler tarafından çocuğu tatmin edici düzeyde verilmeli çocuk cevapsız bırakılmamalı, geçiştirilmemeli uygunsuz davranışları fiziksel ve psikolojik anlamda cezalandırılmamalıdır. Bu dönem ileriki yaşam cinsel kimlik oluşumunda da oldukça önemlidir.

Mastürbasyon davranışı gözlemlendiğinde önem verilmesi gereken bazı noktalardan bahsetmemiz gerekirse; şu soruların cevaplarını aramak uygun olacaktır. Davranış ne zaman ortaya çıkıyor? Ne sıklıkla gözleniyor? Aile bu durumun farkında mı? Buna sebep olan etmenler var mı? Varsa neler (ilgisizlik, yetersizlik hissi, boşanma, kardeş doğumu vs.) sorulara verilecek cevaplar problem davranışı söndürme adına geliştirilecek yöntemler açışından önemlidir. Çocuk ilgi çekmek istiyor olabilir, duygusal yetersizliğini mastürbasyon yoluyla ifade ediyor olabilir, yanlış tutum ve davranışlar (azarlama-engellenme-cezalandırma) ile pekiştirilmiş olabilir.

Okul öncesi dönemde görülen mastürbasyon davranışı genellikle çocuğun zamanın büyük bölümünü geçirdiği okulda öğretmen tarafından gözlemlenmekte ve aile bu şekilde haberdar olabilmektedir. Evde görülüp görülmediği de bu bilgi paylaşımı esnasında ortaya çıkabilmektedir. Ancak velilerin ve öğretmenlerin kaçırdığı nokta bu davranışın önemli bir problem olduğu ve kendi çözüm yolları yerine bir uzman iş birliği ile bu soruna müdahale etmelerinin daha doğru olacağıdır.

Öğretmenler tarafından bildirilen mastürbasyon davranışının görüldüğü durumlara bakıldığında dikkat çeken nokta, çocukların istemedikleri davranışı yapmak durumunda kaldıkları zamanlarda kendilerini rahatlatmak adına ortaya çıkmasıdır. En sık görülenler arasında uyku saati; bazı çocuklar gelişim dönemleri gereği öğle uykusuna ihtiyaç duyarlar ve alışkanlıkları olup olmadığı sorgulandıktan sonra yatırılmaları doğru olabilir. Ancak uyku alışkanlığı olmayan ve okulda zorla uyumaya zorlanan çocuklar baş edemedikleri bu istenmedik durumda kendilerine zevk veren başka bir davranış ile rahatlama yolunu seçebilirler. Bir diğeri yemek yeme saati olarak belirtilmiş burada da sorgulanması gereken bu davranışı reddetmenin sebepleri olmalıdır. (sevmiyor olabilir, doymuş olabilir, evde yemek ile ilgili ciddi sorunlar var olabilir.) Unutulmamalıdır ki problem davranış ortaya çıkmadan önceki stres yaratıcı durumları tespit edip çözümler üretmek davranışın sönmesi açısından da oldukça önemlidir. Etkinlik zamanında çocuğun mastürbasyon davranışı sergilemesinin altta yatan sebebi çocuğun başarısızlık hissi, yetersizlik duygusu olabilir. Bazı öğretmenler bu davranışları görmezden gelip etkinliğe devam ettiklerini bildirmiş fakat bu noktada diğer çocukların bunu gözlemledikleri, model alabilecekleri ihtimallerini ve davranışı sergileyen çocuğun davranışının pekişebileceğini göz ardı etmişlerdir. Diğer öğretmenlerden yardım istemek daha fazla sergilenen davranışlar arasındadır ancak asıl önemli olan aile ile durumu paylaşmak okul psikoloğu yok ise bir uzmana yönlendirmek sağlıklı olacaktır.

Sonuç olarak ilk eleştireceğim nokta eğitim sistemimizdeki cinsel eğitim boşluğudur. Bu öyle bir boşluktur ki bahsedildiği üzere okul öncesi eğitim alan öğretmenlerin müfredatında bile zorunlu bir ders kapsamında değildir. Ailelerin ve toplumsal önyargının kırılmasında öncü olacak kimseler başta eğitimciler olmalıdır. Aileler düzenli seminerler ile bilgilendirilmeli hatta bu seminerler zorunlu katılım ile sadece cinsel eğitim temelli değil tüm sorunlar kapsamında konu konu ayrılarak düzenlenmelidir. Bir diğer eleştiri konusu ise toplumsal algının hala cinselliği bir tabu olarak görmesidir. Bu utanılacak, ayıplanacak bir konu değildir, parmak emme, tırnak yeme vb. klinik sorunlar gibi çözüm bulunması gereken, çocuğun içsel kaygısı ile ilişkili bir durumdur.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ