18.10.2018 - Banses Gazetesi - Bandırma Güncel Haber

FESTİVAL DEĞİL SKANDALLAR ZİNCİRİ 11/09/2017

Tufan Dalgıç

Yazarın şu ana kadar yazılmış 120 makalesi bulunuyor.
Paylas

 

Bu yıl Bandırma Belediyesi’nin katkılarıyla dördüncüsü düzenlenen Yeşil Çomlu Kavun Festivali kavunlardan daha çok skandalların yaşandığı bir kaosa dönüştü. Bunlardan ilki CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça’nın festivale davet edilmemesi olsa gerek. Ancak Havutça festivale gelerek tabiri yerindeyse çağırılmayışının hesabını Mahalle Muhtarı Can Toros’tan sordu. Herhalde Başkan Mirza’da mantıklı bir açıklama yapmıştır. Havutça, anladığım kadarıyla “Unuttuk” savunması ile karşılaştı. Peki, Balıkesir’i de geçtim, Bandırma’yı temsilen mecliste olan ve CHP ‘li Bandırma Belediyesi’nin organizasyonunu üstlendiği bir festivalde Havutça nasıl unutulur? Umarım, bu konuda Belediye Başkanı Dursun Mirza ve muhtar gerekli açıklamaları kamuoyuna yapacaktır. Bu arada AK Partili hiç kimseyi alanda göremedim “acaba onlarda mı unutuldu?” sorusunu sormak gerek. Ne ilçe başkanı vardı, ne de Milletvekili Sema Kırcı. Allah, insanı bu unutkanlık hastalığından korusun…

GAZETECİLERE SU BİLE VERMEMEK

Diğer bir skandal ise biz gazetecilerin başına geldi. Festivali haberleştirmek için kırsal mahallenin yolunu tutan bizler, üşenmeyip kortejle birlikte bayrak tepeye çıktık. Çekimlerimizi yaptık. Festival alanına geldiğimizde ise bize festivali izlememiz için birer sandalye bile ayrılmadığını gördük. Kendimi geçtim, aramızda yaşı ileri olan meslektaşlarımız var. Biz ayakta dikilirken de kimsenin bu durum umurunda olmadı. Son olarak bende Belediye Başkanı Mirza’ya giderek durumu anlattım. O da beni Muhtar Can Toros’a yönlendirdi. Sıkılmadan basına yer ayrılmadığını güzelce O’na da anlattım. Bana, “İnsanlar oturmuş onları kaldırayım mı? Şimdi sergi açılışı var, yer açılır” dedi. Bende “bir kâğıda basın yazıp masaya koymak zor mu?” diye karşılık verdim. Yazılmadığına göre hem belediye, hem de muhtarlık için zor olsa gerek. Zorluktan önce de akıl etmek gerek.

Sergi açılışı sonrası 7-8 civarı basın mensubuna belediye personeli yer ayırmış. 4 tane sandalye. “Buna da şükür” deyip oturduk. Başkan Mirza’ya ve protokol üyelerine ve sandalyelerde oturanlara ikram edilen lokma, peynir ve kavundan oluşan menüden “bizde alabilir miyiz?” dedik. Pek huyum değildir ama Başkan Mirza öyle güzel karşımda yedi ki, anlatamam. Hatta yemekten, halk oyunları gösterisini bile izleyemedi.  “Bu kadar lezzetli olan ne?” diye sordum kendi kendime. Tabii ikramları dağıtan görevli bayan arkadaşımız hiç de kibar olmayan bir dille “yok, kalmadı, yapacak bir şeyim de yok!” diyerek uzaklaştı. Sıcakta su bile verilmeyen gazeteci arkadaşlarla, belediye başkanına bizzat gidip söylediğimiz halde bu tavır en sonunda bize festivali terk ettirdi. Haberini de yapmama kararı aldık. Sonuçta orada kamu görevi yapan bizler, tabiri yerindeyse itilip- kakıldık. Gerçi Başkanı, Muhtarı milletvekilini tınmıyor, basını mı tınacak! Milletvekilini davet etmeyen “Unuttuk” diyen,  gazeteciyi minarede sallandırır. Biz köy meydanında ayakta dikilerek yırttık.

BELEDİYENİN İLK YANLIŞI DEĞİL, ANLAŞILAN SON DA OLMAYACAK

Bandırma Belediyesi ile bu durum ilk değil. Funda Öztemel’in müdürlüğünü yaptığı Bandırma Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü personelleriyle maalesef festivallerde yine benzer yer sorunları hep yaşadık. Aslında suç bizde bunları görmezlikten geldik. Çalışanlar zarar görmesin dedik ama her seferinde zarar gören, horlanan biz olduk. Demek ki neymiş, yanlışı yazmak farzmış. Bu arada festivali de abartmayalım topu topu 200 kişilik sandalye ve masanın önüne sahne kurmuşlar ama ilk halk oyunları gösterisini zeminde yaptılar. Diğer ahali kahvehanelerin bahçesinde oturduğu için gösterileri izleyemedi. Belki biz ayrıldıktan sonra durum değişmiştir.

KAMEN BELEDİYE BAŞKANINA SOR MİRZA!

Belediye Başkanı ve beraberindekiler kardeş şehir Kamen’e varmıştır. Herhalde Kamen’e gezi düzenlenmesinin bir nedeni de o kenttin yönetiminden, yönetim anlayışından bir şeyler öğrenmek olsa gerek. Ben Başkan Mirza’ya sesleniyorum Kamen Belediye Başkanına sorsun desin ki,” Sayın başkan, siz organize ettiğiniz bir festivalde, basına festivali takip etmeleri için oturabilecekleri, rahat çalışabilecekleri bir yer ayırıyor musunuz?” Diyelim ki personeliniz bir hata yaptı ve ayırmadı. Gazetecilerle görüşüp en azından bir  “kusura bakmayın arkadaşlar sorunu çözeceğiz” diyebiliyor musunuz? Eğer cevap olarak “Bizde protokol kuralları bellidir. Herkes ne yapacağını bilir” gibi bir yanıt alırsa asıl can alıcı soruyu yapıştırsın Başkanın yüzüne “Sizde torpille çalışan kaç kişi var? Kaç kişiyi torpil yaparak işe aldınız, bu yüzden kaç kişi işini yapmıyor?” desin.

Bu arada güzel şeylerde oluyor. Örneğin, CHP Milletvekili Ahmet Akın, Başkana anlattığım yer sorununa kulak misafiri oldu. Hemen, “Kardeşim, gel benim yerime otur” dedi. Ona da teşekkür ediyorum. Ancak bu sadece bir yer sorunu değil. Gazetecilerin itilip kakılmaya çalışılması, dolayısıyla meslek onuru. Bu durum karşısında da mesleki dayanışmamızı terk etmenin yanı sıra haberini de yapmayarak gösterdik. Artık, Dursun Başkan Face’sinden Kavun Festivali’ni paylaşır.

NOT: Bu arada ben öylece ayakta beklemek yerine geçen sene oturduğumuz alanda bulunan boş bir sandalyeyi gözüme kestirip almak istedim. Meğerse o masada oturan 5-6 CHP İlçe yöneticisi o sandalyeyi başkanları Atilla Atakay’a ayırmış, vermediler. Mecburen önlerinde dikildim. Tabi bu arada CHP’deki basın toplantılarında sıkça karşılaştığımız “dürtme” gecikmedi. İçlerinden Niyazi Yeloğlu’nun sol-sosyal demokrat dokunuşları ile adeta bir dejavu yaşadım. Halk oyunlarını izleyemiyorlarmış. Sen işi mi yapıyorsun, sana yer mi ayırmadılar umurlarında değil. Sonra “Yaşasın özgür basın” sloganları atarlar. Atilla Atakay ilçe başkanlığında son derece başarılı diyorlar ya, bir de şu başarısını gazetecileri “Dürtme” işinde görelim. Bir tek kendi dürtmedi bizi.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ