17.11.2018 - Banses Gazetesi - Bandırma Güncel Haber

Bir vatandaşın üzüntüleri 24-07-2017

Selçuk Aybek

Yazarın şu ana kadar yazılmış 3 makalesi bulunuyor.
Paylas

Bir vatandaş olarak neler düşündüğümü anlatmak istiyorum.

Ne, günde yediğim bir tabak yemeğin tadına varabiliyor, ne de “Yarabbim! Yaşam ne güzel, oh!” diyebiliyorum.

Sokaklarda güler yüzlü, mutlu insanlar o kadar az ki!

Bu, ne zamandır böyle…

İlk oyumu 1957’de kullandım. 60 yıldır, günde iki-üç gazete okur, gidişatı takip ederim. İllâ bir sıkıntı, siyasî olsun, mâli olsun, insanî olsun, neşemizi bozdu.

Galiba, hep böyle sürecek.

Beni üzen şeyleri toparlamaya çalıştım. İşte, nelermiş onlar, görelim.

  • Pahalılık: Öğretmen olarak çalışırken de, emekliyken de ay sonunu getiremedik.

İsrafımız, içkimiz, sigaramız, kumarımız da yoktu. Geçim darlığı hep sürdü.

Lüks bir yerde yemek yediğimiz, gezdiğimiz yok denecek kadardır. Sezon dışında, eski okul arkadaşlarıyla, indirimli tarifeden bir otelde kalmak dışında, bir yerlere gittiğimiz de yoktur.

Hâlâ da kırmızı eti, yemeklerde sık sık kullanamayız, tavuk etine kaçarız.

  • Huzursuzluk: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, huzursuzum.

Bunda, iktidarın siyasette kullandığı dilin haşinliği, suçlayıcılığı, avamlığı zannediyorum, birinci nedendir.

Sokaktaki ayaktakımının söyleyeceği sözler, yaptığı el-kol hareketleri, sesin şiddeti beni rahatsız ediyor.

Gençliğimi hatırlıyorum. 15-16 yaşında yeni yetmeyken bile, böyle sözleri kullanmamış, böyle davranmamıştım.

Bu, nasıl kalite düşüklüğü…Hiç yakışıyor mu?

Sonuna kadar açılmış bir TV’nin dibinde oturuyormuş gibi, insan yoruluyor.

Böyle siyaset/siyasetçi olmamalı. Argo sözler hiç güzel değil.

  • Devletin yıkılma endişesi:

Sınır/sınır ötesi tabancı devletlerle yürütülen siyaset, nasıl bir siyasettir?

Ortadoğu, Suriye işine girmemiz, ülkemizi bataklığa düşürmüştür. “Uzağı görememek” diye buna derler.

Dostumuz azalmıştır. Düşmanlarımız birleşip, bize zarar verebilirler.

Eski dostumuz Almanya başta olmak üzere, bazı Avrupa devletleri de aleyhimize girişimlerde bulunmaktadır.

Çıkarları gereği Amerika bile, bize kazık atmaktadır.

İslâmı yanlış yorumlayan IŞİD gibi cemaatler veya PYD gibi PKK terörüne destek veren illegal çeteler, vatanımızı parçalamaya çalışmaktadır.

Bu gidişle, 15-20 yıl sonra olacaklardan endişe duymamak mümkün mü?

  • Akıl ve bilimden sapma:

Rahmetli Atatürk, ne demişti:

“Hayatta en gerçek yol, ilimdir.”

İlim, şaşmaz. İki kere ikinin dört ettiği, dünyanın her köşesinde değişmeyen gerçektir. Yüksekten bırakılan her şey düşer. Neden? Çünkü, yerçekimi vardır.

Toplum ve devlet yönetiminde de bu anlayış geçerli olmalıdır. Birtakım faraziyelerle, güya islâmî düşüncelerle, yetişen nesli yönlendirmeye çalışmak yanlıştır.

“Allah’la kulun arasına kimse giremez.” Kimsenin haddi değildir. Bunu yapanlar, gerçek islâmı, çıkarları doğrultusunda saptıranlardır.

  • İklim değişmesi:

Yaşlandığımız için mi havalar sıcak geliyor, yoksa sıcaklar arttı mı? Evet, arttı son yıllarda, bu iyi hissediliyor.

“Biz yaşlandık zaten, canım ne olursa olsun” diyemeyiz.

Çocuklarımız, torunlarımız bu sıkıntıyı yaşayacak. Yaşadıkları yerleri terk edip, kuzeye kaçacaklar.

Bu durum, bütün dünya için böyle. Su savaşları çıkacak.

Canımız sıkkınken, bir de aşırı sıcaklar, üstüne geliyor. Vücut dengelerimiz, tansiyonumuz bozuluyor.

DEVAMI YARIN…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ