17.06.2019 - Banses Gazetesi - Bandırma Güncel Haber

Basın ve özgürlük 07/06/2019

Önder Balıkçı

Yazarın şu ana kadar yazılmış 254 makalesi bulunuyor.
Paylas

Ülkemizde gazetecilik ve yayıncılık sektörü zor günlerden geçiyor.

Basın sektöründe kapatılan ve kapanan yayın organları nedeniyle işsizlik oranı yüzde 30’a ulaşırken, son 10 yılda işsiz kalan gazeteci sayısı 10 bini aştı.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre gazete tirajları ise 2014’ten bu yana düşüş kaydediyor.

Türkiye’de gazetelerin güç kaybına uğramasının nedenlerinden biri de, ülkemizdeki basın özgürlüğünün giderek gerilemesidir.

Sınır Tanımayan Gazeteciler kuruluşunun her yıl yayınladığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, 2018 yılı verilerine göre 180 ülke arasında 157. sırada yer alıyor.

Yine ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House’un açıkladığı 2018 yılı Dünyada Özgürlükler Raporu’nda Türkiye, “kısmen özgür” kategorisinden, “özgür olmayan” ülkeler arasına alındı.

Tabii ki medyanın özgür olması önemli. Bu arada medyanın tarafsızlığı değil, bağımsızlığı da çok önem taşıyor. Bir yayın organı eğer bağımsızsa zaten görevini meslek ilkeleri ve ahlakı doğrultusunda yerine getirecektir.

Ama şu gerçeğin de altını özellikle çizmek gerekiyor: Medya, diline özen göstermelidir. Medyanın kullandığı dil, özellikle sağlıklı toplum düzeni açısından çok önemlidir. Medya, şiddeti teşvik etmeyen, terörü ve her çeşit savaşı asla özendirmeyen, insanları ayrıştırmayan, ötekileştirmeyen, dini, dili, ırkı ne olursa olsun evrensel insanı değerleri esas alan barış dilini tercih etmeli ve bünyesinde bulunan gazetecileri bu yönde teşvik etmelidir.

Gazeteciliğin temel görevi eleştiridir. Ancak eleştiri kesinlikle düzeyli olmalı, karalama ve çamur atmaya asla başvurulmamalı, kişilik haklarına saldırıda bulunulmamalıdır. Yeri geldiğinde yanıt hakkına mutlaka saygı gösterilmelidir.

Genelde, özgür ve bağımsız basın demokrasilerin vazgeçilmez ön koşulu olarak kabul edilir. Çünkü demokrasilerde çok seslilik, düşünce açıklama özgürlüğü ve yönetimlerin halk tarafından denetlenmesi esastır. Bu ortam tam özgür iletişimle sağlanır. Bunun yaşama geçirildiği alan ise medyadır, iletişim ortamıdır. Yasama, yürütme ve yargı dahil halk adına denetimi basın yerine getirir ve “dördüncü kuvvet” olarak anılır. Ancak gazeteci, basın özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki dengeyi çok iyi korumak zorundadır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ