22.11.2019 - Banses Gazetesi - Bandırma Güncel Haber

12 Eylül çocukların hesabını versin 12/09/2019

Tufan Dalgıç

Yazarın şu ana kadar yazılmış 171 makalesi bulunuyor.
Paylas

 

12 Eylül faşist darbesi üzerinden yıllar geçti. Darbeyi gerçekleştirenler ne yazık ki döktükleri kanın hesabını vermeden ölüp gitti. Geride yaşamı altüst olmuş, gelecekleri elinden çalınmış yüzbinlerce insan kaldı. Darbenin en ağır bedelini ödeyenler geçmişte olduğu gibi yine solcular oldu. Darbenin “24 Ocak Kararları”nın uygulanmaya konması için yapılığını artık herkes biliyor ama yalnızca bir ülkenin emperyalizme teslim edilmesi değildi mesele. Mesele; emperyalizm ve kapitalizme karşı çıkan bir kuşağın da yok edilmesiydi. Bir daha bu topraklarda kimse antiemperyalist, antikapitalist olmasın istediler…

12 Eylül’de yaşanan acıyı anarken eski bir devrimcinin söylediği söz gelir aklıma, “üzerimizden buldozer gibi geçti” işte bu yüzden bizler de o buldozerin, memleketin çiçeklerini ezerek açtığı alanda, tozun ve toprağın içinde büyüdük. Bizi büyütenler korktu “Solcu” oluruz diye, “Solcu” olunca tekrar korktular “ömrümüz zindanlarda geçer” diye. 12 Eylül korkutmayı başardı ama korkuya rağmen bu ülke için bir şeyler yapılması, söylenmesi gerektiğini de o korkuyla büyütülen çocuklar başaracak.

Bugünlerde sosyal medya üzerinden faşizmin öldürdüğü insanların acı hikâyeleri, yaşamını yitirenlerin sayısı gibi darbeye dair birçok şey paylaşılıyor. Yeter ki, unutmayalım diye ama unutulan hep bir şeyler var. Dernekler ve siyasi partiler kapatıldığında gidecek hiçbir yer bulamayan solcular kahvehaneleri, meyhane doldurdu ve bir nesil çocuk, babalarını oralardan toplayarak büyüdü. Babaları başına gelenlerden birilerini sorumlu tutarken onlarda birçok şeyden babalarını sorumlu tuttu. Aileler dağıldı, dışarıda olan kendine başka bir yaşam kurdu. Kahvelere oturan solculardan “Cüzzamlı” gibi kaçtılar. İşte o solcuların uğradığı kıyıma kimse ses çıkarmadan bu günlere geldik. Yine yoksulluk, sefalet, şiddet ve acı içindeyiz. Hep çocuklar derim, en büyük acıyı yaşayan yine çocuklar oldu. Babasız, anasız kaldılar. Hep bir yanları eksik büyüdüler. Yıllar önce bir gençle tanışmıştım çok güzel şarkı söylüyor, sesi çok güzel… Konuştuğumuzda ise kekeme olduğunu fark ettim. Kekemeliğinin nedenini öğrendiğimde canımın nasıl yandığını size tarif edemem. Düşünsenize doğum gününüzde babanızı gözaltına alıyorlar. Pastanızı keserken babanız dövülerek gözaltına alınıyor. 3-4 yaşındasın sesin çıktığı kadar bağırıyorsun ama duyan yok… Sonrası bildiğiniz gibi baba yıllarca içeride, anne dışarıda ve altüst olan bir çocukluk… Unutmayın 12 Eylül faşizmiyle hesaplaşmak yalnızca işkence görenler, öldürülenler için değil, bu ülkenin çocukları içindir.

NOT: Bunca yaşanan acıya rağmen ve acımız yanı başımızda o dönemde zindanlarda işkence görmüş insanlarla yaşarken niye başta CHP olmak üzere sol siyasetten gelen partiler, dernekler meydanda kitlesel açıklama yapmaz, yaşananları gündeme getirmez? 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ